Hangimiz, Ölürüm hasretinle, Aklımı Geri Ver, Kendime yalan söyledim, Kal ölene kadar, söyle gibi milyonlar dinlenen rock müzik şarkılarını oluşturup seslendiren Seksendört grubu Yorma şarkısı ile de milyonlar dinleneceğini ön görmek zor olmasa gerek Şarkı sözleri ve şarkı hakkında bilgiler geldikçe bizde bunları Ben, seni sevmemek için neden aradıkça ve “neden”ler buldukça, seni daha çok sevdim! Bence sen aşkı sadece “çok sevmek” olarak algılıyorsun. Oysa karşılıklı sevmektir aşk. Ah be anne. Taşa oturma karnın ağrır diyeceğine aşık olma kalbin acır deseydin keske. En çok sana yakıştırdığım için aşkı “İşçisin sen işçi kal” nakaratı inliyor salonda. Internette TRT 2’deki bir programından rastladığım o ünlü şarkısı da aklımda. Yıl 1973. Saat 14.23; asdasd06:44 jant sözleri janti sözleri janti şarkı sözleri janti şarkı sözü murat boz şarkısı sözleri sarkı sözleri Türk pop şarkıları sözleri Yorum Yaz asdasd Merhabalar değerli karadeniz Türk Pop şarkısı sevenler, bu yazımızda Murat BOZ ' dan Janti şarkısının sözleri ni sizler ile paylaşıyoruz. ErnstBusch sanatçısının 'Einheitsfrontlied' şarkısının Almanca dilinden Türkçe diline çevirisi BizxY. Herkes, Rus şarkıcı Zveria'nın klip görüntüleri üzerine döşenen Cem Karaca'nın "Tamirci Çırağı" şarkısını konuşuyor. İnternette son günlerin en fazla tık'lanan görüntüleri arasıda yer alan klip, geçen hafta ana haber bültenlerine de konu oldu. Klipte süper lüks otomobille gezen delikanlı, yoldan tanımadığı bir kadını alıyor. Kadın, şaşkınlık ve hayranlıkla otomobili süzüyor. Daha sonra delikanlının aslında bir tamircide çalıştığını ve otomobili test sürüşü yapmak için kullandığını anlıyoruz. Tamirci çırağı ertesi gün, kadını lüks bir lokantada yemeğe çıkartabilmek için arkadaşlarından borç para alıyor. Harika geçen gecenin sonunda çift birbirine iyice yakınlaşıyor. Daha sonraki görüntüde, ustası, bizim çırağa otomobilin sahibinin geldiğini ve aracı hemen teslim etmesi gerektiğini söylüyor. Bizimki anahtarları aracın sahibine uzattığında bir de ne görsün? Lüks otomobil, yoldan aldığı ve büyük aşk yaşadığı o kadının değil miymiş? Delikanlının şoke olduğu o ilk anlar çabuk atlatılıyor ve çift, kaldıkları yerden aşka devam ediyor.. Klibi daha da ilginç kılan ise orijinal şarkı yerine Cem Karaca'nın ünlü "Tamirci Çırağı" şarkısının kullanılmış olması. İki klip arasındaki fark ise, bizimkinde zengin kızın, fakir tamirciyi aşağılaması... Rus klibinde ise kızın hem insanlık dersi vermesi hem de aşkın her şeye üstün geleceğini ispatlaması... Bazı internet sitelerinde ise bu durum "Fark Var" şarkısı eşliğinde verilip, "Türk erkeklerinin, Rus kadınların peşinden koşması boşuna değil" yorumu yapılıyor. Yasal Uyarı Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın. Cem Karaca'nın 1975 yılında dönemin siyasi iklimine uygun olarak kaleme aldığı ünlü "Tamirci Çırağı" isimli şarkısındaki çırağın fiyakalı-zengin-güzel kız hayalleri ile sınıf atlama isteğini; şarkı sonundaki ünlü "işçisin sen işçi kal" dizesi ile sonlandırdığı işçinin durumunu düşündüm. Her ne kadar "yahu neden işçi kalsın bırak genel müdür olsun adamcağız" demenizi duyar gibiyim. Bazılarının ise bu başlığın mesleğimizle ilgisi nedir sorusunu sorduğunu da işittim gibi... İşçi olmayı düşük bir sosyal statü olarak algılayacak bir sosyal ortamda, konuyu sınıfsal temelde irdelemek gerekiyor."İşçi" kavramında kastedilen kol veya zihin emeği ile hayatlarını kazanan kişilerin mensubu oldukları sosyal sınıfın bilincini taşımalarıdır."Sınıf atlama" mefhumu 12 Eylül sonrasında tüm topluma dayatılan "bireysel" kurtuluş yolu olarak sunulmuştur. Oysa 70'li yıllarda ancak sınıfına kenetlenerek, örgütlenerek veya dayanışarak elde edilebilecek kazanımı "kollektif" kurtuluş yolu olarak tanımlayabiliriz. Nitekim yıllar geçse de sınıf bilincinin korunması olgusu ve buna bağlı olarak sınıf çıkarlarının kollektif olarak geliştirilmesi ve örgütlenmesinin gereği hiç mesleğinin çıkarlarının korunması ancak ve ancak meslektaşlarla dayanışma içinde mümkün olabilmektedir. Cem karaca şarkısında "zengin kız" hayali kuran işçiyi; rehberlik mesleğinde sağlam konumlu acenteci arkadaş edinme, "hanutu" yüksek işler ve hayyaller peşinden koşma, "back-to-back" tur kapma durumlarına kısa vadede büyük meblağları kazanma isteğinin tezahürü bir vadede icra edilen faaliyetlerin orta ve uzun vadede işin öz niteliğine zarar verip vermediğine, mesleki hakların önem arz edip etmediğine, kişisel kurtuluşun kollektif kurtuluşa göre daha önemli olup olmadığının değerlendirilmesi olmadığı gibi; sorgulama dahi yapılmaz. Bilinmez ki kurtuluşu birilerinin meslek hakları için koşturmasını beklemekten ziyade; hepimiz haklarımız adına ilkeli ve sağlam ve bir arada dayanışma içinde durursak hiç kimselere "yakın olmanın", "onlara yaranmanın", "süklüm-büklüm olmanın" gereği kalmayacaktır. Hepimize dayatılan "minimum maliyet-maksimum karlılık" girdapından en az düzeyde etkilenecek bir meslek grubu olmak hepimizin elinde.... Düşük maliyet adına düşük hizmet satın alınması sonucu hayatlarımızın sürekli tehlikeye atıldığını hepimiz bağlı olarak; *Az mazot yakan araçların tercih edilmesi, *Az veya hiç maaş almayan kaptanların tercih edilmesi, *Az maliyetli otel ve restoranların tercih edilmesi, *Az maliyetli operasyonların tercih edilmesi, *Az maliyetli ören yeri ve müzelerin tercih edilmesi tesadüf mü? Hepsi ama hepsi çok ama pek çok ve daha çok ve en çok kar elde etmek için yapılmıyor mu? Bu denklemde kendi mesleğimizin durduğu veya duracağı yeri belirlemek için birbirimizden başka kimselere güvenmememiz gerektiği görülmedimüyor mu mi? Ölen, sakat kalan, hastalanan, kalp krizi geçiren, sigorta güvencesi olmayan, mağdur olan, gözü yaşlı eş ve çocukları kalan, yaşlılıkla-işsizlikle boğuşan meslektaşlarımızı düşünelim...Yıllardır dayanışma içinde olsa idik en azından bazılarının yaralarına merhem olamaz mıydık? "Çalışma koşullarını piyasa belirler" cümlesini bize ezberletenlere verilecek cevabımız ancak birbirimiz kollamakla tersine kuyusunu kazarak, ipini çekerek, işini-aşını çalarak ve "fiyat kırarak" ancak yukarıda sözü edilen "az maliyet" isteyenlere faydamız olur. Mesleğimizi yapılan tüm saldırılara rağmen tüm meslektaşlarımız adına kabul edilebilir ve saygın bir noktaya taşımanın temel yolu rehber kalmak olacaktır.Acenteci da olsan Birazcık güvensek birbirimize, biraz yanımızda-arkamızda-önümüzde ama dayanışarak durabilsek... Yani rehber kalarak.... Not1 1618 sayılı yasada yapılması tasarlanan değişiklikleri gerek elektronik post göndererek gerekse de ıslak imzalı olarak protesto eden tüm meslektaşlarımızı sevgiyle selamlarım...Tüm eş-dost-akrabayı da kampanyalara müdahil edelim... Not2Tüm rehber kalmış acenteci dostlarımızı tenzih ediyorum... Tamirci Çırağı Lyrics[1. Bölüm]Gönlüme bir ateş düştü, yanar ha yanar yanarÜmit gönlümün ekmeği, umar ha umar umarElleri ak yumuk yumuk, ojeli tırnaklarıNerelere gizlesin şu avucum nasırlarıOtomobili tamire geldi dün bizim tamirhaneyeGörür görmez vurularak başladım ben sevmeyeAyağında uzun etek, dalga dalga saçlarıUstam seslendi uzaktan "Oğlum, al takımları."Ustam seslendi uzaktan "Oğlum, al takımları."[2. Bölüm]Bir romanda okumuştum buna benzer bir şeyiCildi parlak kâğıt kaplı, pahalı bir kitaptıNe olmuş, nasıl olmuşsa aşık olmuştu genç kızYine böyle bir durumda tamirci çırağınaUstama dedim ki "Bugün giymeyim tulumları."Arkası kuşlu aynamda taradım saçlarımıGelecekti bugün geri arabayı almayaO romandaki hayali belki gerçek yapmayaO romandaki hayali belki gerçek yapmaya[3. Bölüm]Durdu zaman, durdu dünya, girdi içeri kapıdanDurdu zaman durdu, dünya, girdi içeri kapıdanÖylece bakakaldım, gözümü ayırmadanÖylece bakakaldım, gözümü ayırmadanArabanın kapısını açtım, açtım girsin içeriArabanın kapısını açtım, girsin içeriKalktı hilal kaşları, sordu "Kim bu serseri?"Kalktı hilal kaşları, sordu "Kim bu serseri?"Çekti gitti arabayla, egzozuna boğuldumGözümde tomurcuk yaşlar, ağır ağır doğruldumUstam geldi, sırtıma vurdu, "Unut", dedi, "romanları!""İşçisin sen işçi kal, giy" dedi "tulumları!""İşçisin sen işçi kal, giy" dedi "tulumları!""İşçisin sen işçi kal, giy" dedi "tulumları!""İşçisin sen işçi kal, giy" dedi "tulumları!""İşçisin sen işçi kal, giy" dedi "tulumları!"[Çıkış]İşçisin sen işçi kal!İşçisin sen işçi kal!İşçisin sen işçi kal!İşçisin sen işçi kal!İşçisin sen işçi kal!İşçisin sen işçi kal! Anadolu rock müziğinin öncü isimleri arasında sayılan Cem Karaca, Türkiye’nin en özgün sesine ve stiline sahip şarkıcılarından biriydi. Barış Manço, Erkin Koray ve Fikret Kızılok’la bu müzik türünün önde gelenleri arasında yer alan Cem Karaca, 16 yıl önce aramızdan ayrıldı. Bizde sizler için Cem Karaca’nın birbirinden anlamlı sözlerini derledik. İşte Cem Karacadan muhteşem sözler… İşçisin sen işçi kal. Bir yer duydu,bir gök duydu,su duydu sen duymadın… Sevinçlerimiz bile artık mekanik,Sevgisiz saygısız otomatik… Gecenin nemi mi düşmüş gözlerine,Ne olur ıslak ıslak bakma öyle… Yoksulluk kader olamaz kader değildir,Firavunlar bile böyle gaddar değildir. Ne yalnızlık ne de yalan üzmesin seni, dogarken agladi insan bu son olsun bu son… Hiçbir kadın hiçbir erkeği ve hiçbir erkek hiçbir kadını,bu biçim bu biçim sevmedi… Bir gün belki hayattan geçmişteki günlerden bir teselli ararsın bak o zaman resmime. Hayatta hiçbir şeyim az olmadı senin kadar, hiçbir şeyi istemedim seni istediğim kadar. Ben bir ceviz ağacıyım gülhane parkında,ne sen bunun farkındasın ne de polis farkında… Cebindeki taşra damgalı o lise diploması Bir köfte ekmek parası bile etmez ki bu şehirde… Unut beni unut arama, sakla bu mendili sakla,Sende kalsın çünkü sen benim sonbaharımda baharsın… Benimde şu cihandan gidişim hey canım rina nay rinna rinna nay… Memleket sevdasından heyy canım heyyyy… Beni siz delirttiniz evet, evet, evet siz delirttiniz beni,Uçaklar, rüşvetler ve mobilyalar ve ahlak üstüne nutuklar… İnsanlar Gülüyordu de! Trende, vapurda, otobüste… Yalan da olsa hoşuma gidiyor söyle! Hep Kahır . Bıktım be! Böylesine dolu dolu dolu ağlamadı hiçbir kucakta hiçbir baş… Ve hiçbir elveda bugüne dek bu biçim söylenmedi… İşte ağaç, işte deniz, işte toprak, işte hayat budur oğlum,İşte eller, işte gayret, işte ekmek, işte hayat budur oğlum… Şeker ezdim sana, bal süzdüm… Yüreğimden mısra çektim, şiir düzdüm. Bir fısıltıya hapsettim içimin çığlıklarını… Gel dedim. Sen ülkede ki halkım, savaşta ki askerim ekinim ve uretenimsin. birisi söylemişti hatta bir zamanlar sen efendimsin… Biz görmedik sen görürüsün yavrum, daha mutlu Türkiye’mi mutlaka… Kulun kula kul olmadığı bir yarın kuramadık kurarsınız mutlaka… Bir kazma bir kürek çalsın, Cenaze marşımı İstemem, çelenk falan filan. Dostlar şayet varsalar da gelmesinler. Neme lazım, yağmurlu olur hava… Gönlüme bir ateş düştü Yanar ah yanar yanar Ümit gönlümün ekmeği Umar ha umar umar Elleri ak yumuk yumuk Ojeli tırnakları Nerelere gizlesin Şu avucun nasırları Otomobili tamire geldi Dün bizim tamirhaneye Görür görmez vurularak Başladım ben sevmeye Ayağında uzun etek Dalga dalga saçları... Ustam seslendi uzaktan "Oğlum al takımları..." Bir romanda okumuştum Buna benzer bir şeyi Cildi parlak kağıt kaplı Pahalı bir kıtaptı Ne olmuş nasıl olmuşsa Aşık olmuştu genç kız Yine böyle bir durumda Tamirci çırağına Ustama dedim ki "Bugün giymeyim tulumları" Arkası kuşlu aynamda Taradım saçlarımı Gelecekti bugün geri Arabayı almaya O romandakı hayalı Belki gerçek yapmaya Durdu zaman durdu dünya Girdi içeri kapıdan Öylece bakakaldım Gözümü ayırmadan Arabanın kapısını açtım Açtım girsin içeri Kalktı hilal kaşları Sordu "Kim bu serseri" Çekti gitti arabayla Egzosuna boğuldum Gözümde tomurcuk yaşlar Ağır ağır doldu Ustam geldi sırtıma vurdu "Unut" dedi romanları İşçisin sen işçi kal Giy dedi tulumları İşçisin sen işçi kal Giy dedi tulumları See also JustSomeLyrics 96 Brathanki Zicie to nie miec lecz byc Lyrics L'áme Immortelle Bitterkeit Lyrics

işcisin sen işci kal şarkısı sözleri