Ayet Ey iman edenler! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Birbirinizi karalamayın, birbirinizi (kötü) lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir namdır!
İbadetlerinsadece biçimsel ve formel davranışlardan ibaret olmadığı daha ziyade kutsal ve aşkın olanla bir bağ kurmak olduğu bilinmelidir. Bu bağlamda ibadi davranışların toplumsal ve ahlâkî bir boyuta da sahip olduğu vurgulanmalıdır.[38] “. İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz (den ibaret
TOPLUMSALYOZLAŞMA: Yozlaşma: Bir şeyin özünden ayrılma manasına gelir. Kendisinde olan olumlu, doğal, faydalı yönünden uzaklaşması, terk etmesi yani iyi olandan kötüye evirilmek, dejenere olmak. İslami literatürde ifsad olarak kullanılmaktadır. Yozlaşma farklı şekilde tezahür etmekte olup; Kültürel, Siyasal, Sosyal
Ahlâkınönemini ayet ve hadisler ortaya koymaktadır. Yüce Allah “Ve Sen (Rasûlüm); büyük bir ahlâk üzerindesin” (Kalem, 68/4) diye övdüğü önderimiz Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyuruyor. “Ben ancak ahlâkın güzelliklerini tamamlamak için gönderildim.” 1 Bir başka hadis-i şerifte Peygamberimiz, “İnsanlara, güzel ahlâkla muâmele et.”2 buyurur.
641 Gazali Örneğinde Felsefe -Din- Bilim İlişkilerindeki Bazı Yanlış Anlamalar. Abdullah KARTAL . Özet. Gazali, İslam düşünce tarihi içerisinde inanç ile akıl arasındaki
WS44Wi. Ahlak ile ilgili kısa ayet ve hadisler Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin. Kalem suresi 4 Sözü işitipte en güzeline uyan kullarımı müjdele. Zümer 17- 18 Yalan sözden, yalan yere şahitlik etmekten katiyyen sakının. 22- 30 Doğru olan erkekler ve kadınlar, Cenab- I Hak bunlara mağrifet ve büyük ecir hazırlamıstır. Ahzap 35 Ahdinizi yerine getiriniz, çünkü ahdinizden mesulsünüz. İsra 34 Kibirlenip masdan yüzünü çevirme, Yeryüzünde çalımla yüzüme. Çünkü Allah kurulup öğünenlerin hiç birini sevmez. Lokman 18 HADİSLER Sizin imanca en güzeliniz, ahlakça en güzel olanınızdır. [Hakim] Ya Rabbi senden, sıhhat, afiyet ve güzel ahlak dilerim. [Harâiti] Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim. [Beyheki] Güzel ahlak, büyük günahları, suyun kirleri temizlemesi gibi temizler. Kötü ahlak ise, salih amelleri, sirkenin balı bozduğu gibi bozar. [İ. Hibban] Allahü teâlâ indinde kötü ahlaktan büyük günah yoktur. Çünkü, kötü ahlaklı bir günahtan tevbe edip kurtulursa, bir başka günaha düşer. Hiçbir vakit günahtan kurtulamaz. [İsfehani] Bir kimse tevbe ederse, tevbesini Allahü teâlâ kabul eder. Kötü ahlaklı kimsenin tevbesi makbul olmaz. Zira bir günahtan tevbe ederse kötü ahlakı sebebiyle, daha büyük günah işler. [Taberani] Güzel ahlak, senden kesilen akrabanı ziyaret etmek, sana vermeyene vermek, sana zulmedeni affetmektir. [Beyheki] Din, güzel ahlaktır. [Deylemi] Müminlerin iman yönünden en faziletlisi ahlakça en iyi olanıdır. [Tirmizi] Şüphesiz güzel ahlak, güneşin buzu erittiği gibi günahları eritir. [Harâiti] Bir müslüman güzel ahlakı sayesinde, gündüzleri oruç tutan, geceleri ibadet eden kimselerin derecesine kavuşur. [İ. Ahmed] Bir insan az ibadet etse de, güzel ahlakı sayesinde en yüksek dereceye kavuşur. [Taberani] Yumuşak davran! Sertlikten sakın! Yumuşaklık insanı süsler, çirkinliği giderir. [Müslim] Yumuşak davranmayan, hayır yapmamış olur. [Müslim] En çok sevdiğim kimse, huyu en güzel olandır. [Buhari] Yumuşak olan kimseye, dünya ve ahiret iyilikleri verilmiştir. [Tirmizi] Cehenneme girmesi haram olan ve Cehennemin de onu yakması haram olan kimseyi bildiriyorum. Dikkat ediniz! Bu kimse insanlara kolaylık, yumuşaklık gösterendir. [İ. Ahmed]
10 Ağustos 2022 Çarşamba E-Gazete Türkçe العربية فارسی English Kurdî Fotoğraf Video ... Güncel 9 il için sarı kodlu uyarı Erbaş Kerbela tüm Müslümanlar için aynı acının ortak ifadesi olmuştur Boynunda tasması olan saldırgan köpek 4 kişiyi yaraladı Mehmet Yavuz vefatının üçüncü yılında kabri başında yâd edildi Dünya Suriye ABD petrol çalıyor! Müslüman cinayetlerinin baş şüphelisi yakalandı! Lübnan, Ukrayna'dan gelen tahıl gemisini kabul etmedi Su kullanımını kısıtlayacaklar! Ekonomi Simide de zam geldi! Bingöl Ziraat Odası Başkanlığından çiftçilere hibe destek talebi Bakan Nebati'den IMF açıklaması Gaziantep’te küçükbaş hayvan yetiştiricilerine arpa ve yem dağıtılacak Sağlık Erken yaşlanmaya neden olan 7 alışkanlık Tiroid hastalığıyla ilgili doğru bilinen 8 yanlış Ağız kokusunun az bilinen nedenleri Antioksidan nedir? Hangi besinler antioksidan içerir? Teknoloji Whatsapp'tan yeni özellik! Bir Değil de İki Güneş’imiz Olsaydı Ne Olurdu? Çocukların sosyal medya kullanımı ürkütücü boyutlara ulaştı Elon Musk Twitter'ı satın alırım ama... Eğitim Yeni eğitim öğretim yılında kullanacak kitaplar illere gönderildi Milli Eğitim Bakanı Özer Kesinlikle okula kayıtlarda bağış alınmayacak ÖSYM yeni KPSS takvimini açıkladı Bakan Özer Eğitim müfredatına "Kültür Tarihi" dersi eklenecek Aile Ev hanımları bu haber sizin için! Ev işleri sağılığı koruyor Artık kimse kız istemeye gidemiyor! Çünkü... "Çok zorlanıyoruz ama Allah'a şükrederek sabrediyoruz" Zamanlarının kahramanları haline gelen Müslüman kadınlar Bölgeler Son Dakika Yazarlar Tümü Güncel Dünya Sağlık Ekonomi Eğitim Bilim & Teknoloji Kültür & Sanat Araştırma Analiz Röportaj İlim & İrfan manşetler İslam Tarihte Bugün İnzar Dergisi Nisanur Dergisi Söz ve Kalem Xeberen Kurdi Arapça English News Farsça Spor Z. Mektup Var Haber-Yorum Fetva Kurulu Kadın Aile çocuk Duyuru Ramazan Kim Kimdir? Okur Köşesi Yazı Dizisi Siyaset Gemisi Etkinlikler
Ahlâk kelime anlamı olarak huy, mizaç ve karakter demektir. Kavram olarak ise insanın bir amaca yönelik kendi arzusuyla iyi davranışlarda bulunup kötülüklerden uzak durmasıdır. Ahlâk insan hayatının tamamını ahlâkı, Kur’an ve sünnetin ortaya koyduğu hayat tarzıdır. İslâm, güzel ahlâktır. Ahlâkî değerler, insanı insan ve iyi Müslüman yapan en önemli özellikler arasındadır. Ahlâkın önemini ayet ve hadisler ortaya koymaktadır. Yüce Allah “Ve Sen Rasûlüm; büyük bir ahlâk üzerindesin” Kalem, 68/4 diye övdüğü önderimiz Hz. Peygamber şöyle buyuruyor.“Ben ancak ahlâkın güzelliklerini tamamlamak için gönderildim.” 1 Bir başka hadis-i şerifte Peygamberimiz, “İnsanlara, güzel ahlâkla muâmele et.”2 buyurur. Bu ayet ve hadislerden ahlâkın önemi anlaşılmaktadır. Netice itibarıyla ahlak, insanların bir takım davranışları olmakla beraber, nerede nasıl davranılması veya davranılmaması gerektiğini bildiren kurallar manzumesidir. Bu kurallara uygun hareket etmekle insanlar şahsî ve sosyal hayatta huzur ve mutluluğa ererler. Yozlaşma ise bozulma ve kötüleşme demektir. Yani, ahlâkî yozlaşma kavramı ahlâkın kaybolması, kötüleşmesi ve bozulması anlamlarına gelir. Toplumlarda yaşanan bu yozlaşma toplumda bazı kötü alışkanlıkların artmasına neden olur. Günümüzde çok ciddi anlamda bir ahlâk erozyonu ve ahlâkî yozlaşma yaşanmaktadır. Televizyonlar, gazeteler, dergiler, filmler, özellikle internet adeta birer ahlâk tahripçisi haline dönüştürülmüştür. Yaygın iletişim araçları, kontrollü ve olumlu manada kullanılmadığından, günümüz insanının ahlâkını sürekli tahrip etmektedir. Günümüzdeki ahlâkî yozlaşmanın pek çok nedenleri vardır. İletişim araçlarının ve sosyal medyanın amacının dışında faydasız, boş ve kötü şekilde kullanılması ahlâkî yozlaşmanın nedenlerinden biridir. Dinî değerlere ters düşen, müstehcen içerikli televizyon programları, magazin programları, dizi filmler ve internet siteleri plajlar ahlâkî yozlaşmaya neden olmaktadır. Gününümüzde ahlâkî yozlaşma, ahlâkî çöküntü had safhaya ulaştı. Ahlâktan çok ahlâksızlığın ön plana çıktığı yaşayış tarzları gündemi meşgul ediyor. Günümüzde modernlik, çağdaşlık, özgürlük ve cesaret söylemleriyle ahlâksızlık normalmiş gibi gösterilmeye çalışılıyor. Ahlâkî yozlaşmanın temelinde insan iradesinin iyi ve doğruyu seçmek yerine nefsine boyun eğmesi ve zamanla onun sınırsız arzularının esiri durumuna düşmesi yatmaktadır. Allah Teâlâ’nın rızasını gözeterek yaşamak yerine sınırsız haz isteği gasp, cinayet, yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet, haksızlık, şiddet, edepsizlik, uyuşturucu ve fuhuş gibi Allah’ın haram kıldığı davranışlara sürükler. Bireyin ve sosyal hayatın huzurunu bozan bu olumsuz davranışlar ancak Allah’a tam bir bağlılık ve ahlâkî ilkelerin hayatın merkezine alınmasıyla aşılabilir. İslâm dini; insan hayatına anlam kazandıran, birey ve toplumun dünya ve ahiret mutluluğunu amaç edinen ilahi kurallar bütünüdür. İslâm dininin temel kaynaklarından doğru biçimde öğrenilmesi sağlam ve güvenilir bir toplum inşası için büyük önem taşır. Dünya ve ahiret mutluluğunu elde etmek; İslam’ın inanç, ibadet, ahlak ve toplum hayatını ilgilendiren esaslarını bir bütün olarak öğrenip buna uygun bir hayat sürmeye bağlıdır. Yaşadığımız hayat içerisinde gençliğinin en önemli problemi ahlâkî çöküntüdür. Genel anlamda, ahlâkî bozulmaların temelinde dünyevîleşme olgusu son derece önemlidir. Dünyevîleşme, kendini dünyanın çekiciliğine kaptırma, ona esir haline gelme anlamına gelir. Günümüz insanının geçimden, zevk ve eğlenceden başka bir endişesi yoktur. Dünyaya aşırı düşkünlük gün geçtikçe artmakta, insan zevk peşinde koşmaya başlamakta ve sadece tatmin arayışına girmektedir. Dolayısıyla günümüz insanı, nefsini tatmin için her türlü yola başvurmaktadır. Gençler, dinî duyarlılık kazanmamış iseler, ahlâkî konularda sorunları olur. İçki, kumar, uyuşturucu fuhuş, hırsızlık, kapkaç gibi kötü alışkanlıklar edinebilirler. Tolstoy şöyle diyor Ahlâk kurallarını çiğnemeyin. Zira öcünü çabuk alır. Ahlâk bir defa bozulmaya yüz tuttumu toplumda bir çatışma ve şiddet zuhur eder ve huzur, güven kalmaz. Dinî etkinin zayıflaması, ahlâkî çöküntüye ve çeşitli sorunlara sebep olmaktadır. Dinî değerlerimize uygun davranışlar sergileyemeyen kimseler için; her arzu ve tutku, her türlü ideoloji, cinsellik, moda, gösteriş, aşırı tüketim, eğlence, alkol, uyuşturucu ya da bir takım sapık inanç Ateizm, deizm ve nihilizm gibi din karşıtı akımlar ve düşünceler gençlerimizin hayatını bütünüyle kuşatmaktadır. Ne yazık ki bugün, nefislerin şımartıldığı, iştahların kabartıldığı, şehvetlerin kamçılandığı, doyumsuzluğun arttığı, hızın ve hazzın olabildiğince yaygınlaştığı bir zaman diliminde yaşıyoruz. Bunun içindir ki, çocuklarımızı, gençlerimizi, gelecek nesillerimizi hatta tüm insanlığı tehdit eden zararlı alışkanlıklar ve madde bağımlılıkları maalesef gün geçtikçe yaygınlaşıyor. Taklit, özenti, arkadaş, çevre, merak, kişilik ve irade zafiyeti gibi sebeplerle nesiller, bu kötülüklere kolayca müptela olabiliyorlar. Tutku ve bağımlılıklar saymakla bitmez. Sigara, alkol, uyuşturucu, kumar ve teknoloji bağımlılığı, bugün, insanlığı kuşatan belli başlı zararlı alışkanlıklar arasındadır. İslâm dinî, nefsin ve neslin korunmasını aile ile onu da evlilik kurumuyla temin etmektedir. Dinimizde gayr-i meşru ve nikâhsız beraberlikler çirkin görülüp yasaklanmış, evlilik teşvik edilmiştir. Evlilik dışı ilşki kesin olarak yasaktır. İslâm’ın yasak ettiği haramlardan olan zinâ, büyük günahlardan biridir. Rabbimiz Allah zinâya yaklaşılmamasını emrediyor “Zinâya yaklaşmayın, çünkü o bir hayâsızlıktır ve çok kötü bir yoldur.” İsrâ, 17/32 Zinânın fert, aile ve toplum için zararları çoktur. İslâm'ın hiç tasvip etmediği bir davranış biçimidir. İslâm’da neslin korunması için zinâ haram olduğu gibi, haram kılınan bir cinsel eylem de homoseksüellik, lezbiyenliktir. Haram olan erkek veya kadının kendi cinsinden birisi ile ilişi kurması homoseksüellik, lezbiyenlik vb. bir sapıklıktır ve yasaktır. Yaratılış gayesine, fıtrî ve tabii temayüllere aykırıdır. Ahlâkî çöküntünün ve çürümüşlüğün bir tezahürüdür. Gençler iffetlerini korumaları için, cinsel uyarı içeren Tv programı, sinema filmi, internet gezintileri, gazete, dergi, resim ve benzeri şeylerden uzak durmalıdır. Çünkü cinsellikle imtihan, imtihanların en çetinidir. Bu açıdan dikkat etmeli, cinsel duyguyu tahrik eden ortamlardan kaçınılmalıdır. Son yıllarda film ve dizilerde evlilik dışı ilişkiler, nikâhsız birliktelikler normalmiş gibi gösterilerek, bu tür gayr-i ahlâkî ilişkiler toplumda özendirilmektedir. Genç yaşta bekâr insanların çokluğu, düzen ve çevrenin haramları süsleyip kolaylaştırması ile birleşince, çeşitli ahlâksızlıkların yayılmasına, maddî ve mânevî nice hastalıkların, sorunların artmasına yol açıyor. Evlilik yaşının ilerlemesinin flört tarzı ilişkilerin önünü açmakta ve fuhuşa neden olabiliyor. Flört, dinimizin ahlâk anlayışına uymaz. Flört, nikâhsız beraber olmanın, gezip tozmanın, eğlenmenin çağdaş ismidir. Geç evlilik ahlâkî yozlaşmaya kapı aralıyor. Bu sebeple evliliği geçiktirmek marifet değildir. Marifet evliliği gerçekleştirmektir. Dinimiz vakti gelince evlenmeyi teşvik, bekâr kalmamayı tavsiye etmiştir. Çeşitli sebeplerle evlenmeyenlere yardım etmek gerekir. İnsan hayatında çok etkili bir güce sahip olan cinsel arzu kontrol altına alınmadığı, başıboş bırakıldığı takdirde doymak bilmeyen bir açgözlülüğe ve fıtrata aykırı sapkınlıklara yol açabilmektedir. Hz. Peygamber gençleri zinâ ve fuhuştan korumak ve kurtarmak için onlara şu tavsiyede bulunmaktadır“Gençler, sizden gücü yeten evlensin. Çünkü evlenmek, gözü harama karşı korur, namusunu, iffetini muhafaza eder. Evlenmeye gücü yetmeyen de oruç tutsun, çünkü oruç şehveti kırar.” 3 İslâm dininde teşhircilik haramdır. Çünkü teşhircilik İslâm dininin haram kıldığı çıplaklığın özel bir şeklidir. İslâm bunun için işe hâin bakışların önüne geçerek başlıyor. Sonra hem kadını, hem erkeği, hem nesli, hem de fazileti korumak için erkeğe ve kadına tesettürü emrediyor. İslâm dini dünya ve ahiret saadeti için kurallar koymuştur. Tesettür de bu kurallardan birdir. Dolayısıyla kendimize, çocuklarımıza çok dikat etmeli ve her türlü kötülüklerden, ahlâsızlıklardan, günahlardan uzak durmalı ve güzel ahlâk sahibi olmalıyız. Güzel ahlâk, yalnızca insanın belli başlı bazı davranışlarını değil hayatının tamamını kapsar. İnsan hayatını şekillendirme konusunda özgür bir iradeye sahiptir. İyilik de yapabilir, kötülük de, bir başka ifadesiyle, topluma faydalı bir kişi de olabilir, zararlı da. İslâm’a göre iyi ve güzel olan her şey, birey ve toplum için yararlı ve gerekli olandır. Kötü ve çirkin olan şeyler zararlı ve kaçınılması gerekenlerdir. Ahlâkî kuralların bilinçli ya da bilinçsiz olarak ihlâli ise kişinin hem kendine hem ailesine hem de çevresine zarar vermektedir. Peygamberimiz şöyle duâ etmiştir “Allah’ım, bozgunculuktan, nifaktan ve kötü ahlâktan sana sığınırım.”4 Peygamberimiz duâlarında kötü ahlâktan Allah’a sığınmıştır. Yüce Allah iyiliklere ve güzel ahlâka, sonsuz adaleti ve merhameti gereği mükâfatlar ihsan etmiştir. Kötülere ve kötü ahlâk içinde mânevî ceza ve sıkıntılar yerleştirmiştir. Allah Teâlâ her kötülüğün içine mânevî cezalar yerleştirerek kötü ahlâk sahiplerini daha bu dünyada cezalandırır. Güzel ahlâkın insanlara faydası olduğu gibi kötü ahlâkın da ferde, aileye ve toplumapek çok zararları vardır. Yüce Allah şöyle buyurur“Kim iyi iş yaparsa faydası kendinedir, kim de kötülük yaparsa zararı yine kendinedir. Sonra Rabbinize döndürüleceksiniz.” Casiye, 45/15 İyi işler yapanlar dünya ve âhirette onun faydasını görcek ve kötü işler yapanlar da onun zararını görecektir. Peygamberimiz de güzel ahlâkın faydaları ve kötü ahlâkın zararları hakında şöyle buyurur “Kıyâmet gününde mü’minlerin mizanında güzel ahlâktan daha ağır bir şey bulunmaz. Allah Teâlâ çirkin işler yapan kötü huylu ve kötü sözler söyleyen kimseyi sevmez.”5 “Ahlâksızlık bulunduğu şeyi çirkinleştirir; hayâ ise bulunduğu şeyi süsler.” 6 “Su buzu erittiği gibi; güzel ahlâk da günahları eritir yok eder; Sirke balı bozduğu gibi, kötü ahlâk da ameli bozar.”7 buyurur. Bu itibarla güzel ahlâk, günümzde çok büyük bir önem arz etmektedir. Güzel ahlâklı olmak, birey ve toplum için çok önemli bir özelliktir. Güzel davranışların toplumda yaygınlaşması, insanların bir arada barış, huzur ve güven içinde yaşamasına sebep olur ve insanlar arasında, sevgi, saygı ve dostluk bağları güçlenir. İman edip iyi işler yapanlar dünya ve âhirette ilâhî mükâfata nail oldukları gibi, inkâr edip isyan eden ve kötü işler yapanlar da dünya veya ahirette cezalandırılırlar. Herkes amelinin karşılığını görür. Sâffât, 37/39 Allah âdildir; O’nun mutlak adaleti de âhirette gerçekleşecek; bu da Allah’ın inançta, ahlâk ve yaşayışta doğru yolu izleyenleri ödüllendirirken bâtıl inançları, kötü huyları ve haksız davranışlarıyla yoldan çıkmış olanlara hak ettikleri cezayı vermesi sûretiyle olacaktır. İnsanların başına gelen üzücü olayların, kendi yaptıkları günahlar, haksızlıklar, ahlâksızlıklar, zulümler, kötülükler yüzünden de olabileceğini Rabbimiz Allah bildiriyor “İyilikler Allah’tan, kötülükler musibetler kendi günahlarınızdan olmakta.” Nisâ, 4/79 “Şüphesiz Allah, insanlara hiçbir şeyle zulmetmez, fakat insanlar kendi kendilerine zulmederler.” Yunus, 10/44 Allah onların sezme, anlama ve kavrama melekelerini ellerinden aldığı için değil; onlar irâdelerini kötüye kullandıkları için hak yolundan ayrılmışlar, bâtılı tercih etmişler, kötlük, haksızlık, ahlâsızlık yapmışlar, dolayısıyla bu şekilde kendilerine zulmetmiş olurlar. Bundan dolayı Allah dilediği zaman dünyada da cezasını verir. Bu sebeple İslâm ahlâkı iyi sayılan şeylerin yapılmasını, kötü sayılan şeylerden de kaçınılmasını istemektedir. Çünkü İslâm ahlâkına göre iyilik insanı huzur ve mutluluğa, kötülük ise zarara, üzüntü ve mutsuzluğa götürürmektedir. Siyasal Yozlaşma Siyasal yozlaşma, toplumsal çıkarlara ters düşme pahasına, toplumu oluşturan bütün bireylerin kişisel çıkar sağlamak amacıyİa her türlü yasal ve yasal olmayan kuralları ihlal etmesi olarak tanımlanmaktadır. Yukarıda yapılan tanımdan anlaşılacağı gibi, yozlaşma kavramı rüşvet, zimmet ve adam kayırmacılık gibi eylemlerin tümünü ifade etmek için kullanılmıştır. Bir ülkedeki siyasal yapı da toplumsal yozlaşmada önemli bir etken olabilir. Toplumun farklı kesimlerinin siyasi alanda kendini ifade edememesi, siyasetin dar bir kesimin elinde kalarak kişisel çıkarlara alet edilmesi, siyasal kayırmacılık, rüşvet yozlaşmaya sebep olmaktadır. Siyaset, insantopluluklarını yönetme sanatı’ demektir. Bu nedenle siyaset, toplum için, toplumsal hayat için olmazsa olmaz bir kurumdur. İslâm’a göre siyaset ahlâkı, siyasette güzel ahlâkî ilkelere riayet etmektir. İslâm’da siyaset ahlâkı; dürüst, adil, paylaşımcı, merhametli yönetim ve siyaset demektir. İslâm´ın ortaya koyduğu Allah´a kulluk şeklindeki varoluş amacı, siyasetin her yerinde ahlâkın var olması gerektiğini zorunlu kılmaktadır. İslâm, bütün insanların ahlâklı olmasını zorunlu gördüğü gibi, siyasetçinin de ahlâklı olmasını olmazsa olmaz bir gereklilik olarak değerlendirmektedir. Siyasetçiler, ahlâktan bağımsız olma şeklinde bir ayrıcalığa sahip değildirler. Kamusal bir görevi yerine getirmelerinden dolayı siyasetçilerin, ahlâklı olma yükümlülüklerini niteliksel olarak derin bir varoluşsal sorumluluk içinde davranmaları halinde yerine getirmeleri mümkündür. Genel olarak belli toplumsal alanlarda kendilerinden beklenen, talep edilen eylem ve davranışlar “ahlâk” kavramıyla karşılanırken beklenen ve talep edilenlerin dışındakiler “ahlâk dışı” olarak görülmektedir. Mesela siyaset alanında siyasi temsil görevine talip olanların halktan oy almak için verdikleri sözleri tutmamaları, kişisel menfaatleri doğrultusunda hareket etmeleri, kamu imkânlarını haksız ve hukuksuz yollarla bir tarafa aktarmaya çalışmaları siyasette “ahlâk” ve “etik” tartışmalarını gündeme getirmektedir. İslâm dininde her türlü yolsuzluk, hortumculuk, vurgunculuk, hırsızlık ve rüşvet haramdır. Bu da nas ile sabittir. Peygamber “Rüşvet veren ve alan cehennemdedir”8 buyurdu. İslâm dini rüşveti haram kılmış ve onu büyük günahlardan saymıştır. Çünkü rüşvet haksız yolla menfaat elde etmektir. Bu nedenle hiçbir şekilde yolsuzluk, rüşvet vermek ve almak doğru değildir. Kısaca söylemek gerekirse, sosyal ahlâkta siyasi gücü elinde bulunduran kamu görevlisi, kamu yararını özel çıkarı için kullanmamalı, hırsızlık, yolsuzluk yapmamalı, adam kayırmamalı, her konuda şeffaf olmalı, asla rüşvet almamalı, atamalarda siyasal çıkar gözetmeden liyakatli davranmalıdırlar. Bu itibarla İslâm’da yolsuzluğa, torpile, rüşvete, hırsızlığa, haksızlığa, ahlâksızlığa, adâletsizliğe yer yoktur. Kim olursa olsun hakka, adâlete ve güzel ahlâka uygun davranmak zorundadır. İslâm’ın olduğu yerde, hak, hukuk ve adalet vardır. İslâm’ın olmadığı yerde ise adaletsizlık, haksızlık, hırsızlık, ahlâksızlık ve zulüm vardır. İş ve Ticaret Hayatında Yozlaşma Bir toplumda oluşan yozlaşma hayatın her alanını olduğu gibi iş ve ticaret hayatını da etki altına almaktadır. Ahlâkî yoksunluk en fazla iş, çalışma ve ticaret alanında gerçekleşmektedir. Bir yanda aldatılan müşteriler, işçinin hakkını vermeyen işverenler diğer tarafta ise aldığı ücreti hak etmeyen ve işi suistimal eden iş görenler var. Bu nedenle iş ve ticaret hayatının pek çok safhasında ahlâk dışı davranışlar görülmektedir. Ticaret ahlâkının en temel gereği de kazancın helal olmasına dikkat etmektir. Dolayısıyla iş ve ticarette dikkat etmemiz gereken en önemli husus; doğruluk ve dürüstlüktür. Alışverişte açık sözlü ve şeffaf olmak, yalan, hile ve aldatmadan kaçınmaktır. Çünkü ahirette yaptıklarından hesaba çekileceğine iman eden her Müslümanın kazancına haram katmamaya özen göstermesi beklenmektedir. Örneğin içki ve domuz eti gibi Allah`ın haram kıldığı şeyleri alıp satmak bir Müslüman için helal değildir. Yine faizli işlem yapmak, kumar oynamak veya oynatmak, müşteri kızıştırmak, hile yapmak, stokçuluk yapmak gibi topluma zarar veren ticari usulsüzlüklerden Müslüman tüccarların uzak durması da hem dini hem de ahlâkî bir sorumluluktur. Sevgili Peygamberimiz, ticaret ahlâkı ile ilgili prensipleri ortaya koyarken, ticarette haksız rekabeti, satışı kızıştırmak için alıcıymış gibi davranmayı, hileli artırımda bulunmayı yasaklamış,9 gerçeği gizleyip yalan söyleyerek yapılan alışverişin bereketini, Allahu Teâlâ’nın yok edeceğini Yine Peygamberimiz, doğru sözlü ve güvenilir tüccarı, “Doğru ve güvenilir tacir âhirette Peygamberler, sıddıklar ve şehitlerle beraberdir”12 diye övmüş; müşterinin dalgınlığından veya bilgisizliğinden faydalanıp onu aldatanı da şiddetle ikaz Dolayısıyla dünya ve ahiret saadeti için iman, ibadet, ahlâk ve hayatın her alanında Hz. Peygamber örnek almalıyız. Dünya ve ahirette mutlu ve huzurlu olmak istiyorsak İslâm’ın emir ve yasaklarına, koymuş olduğu ahlâk kurallarına uymak zorundayız. Ne mutlu ahlâkî yozlaşmadan korunarak güzel ahlâk sahibi olmaya özen gösterenlere! Not Bu makale, Vuslat Dergisi'nin Ocak 2022 sayısında yayınlanmıştır. Dipnot 1. Ahmed b. Hanbel, Müsned,c. 2, s. 381 2. Tirmizî, Birr 54; Dârimî, Rikak 74 3. Buharî, Nikâh 2 4. Nesâî, İstiâze 21 5. Ebû Dâvud, Edeb 8 6. Tirmizî, Birr 47 7. Tergib ve Terhib, c. 5, s. 269, Hds. 35 8. Teğrib ve Terhib, c. 4, s. 428, Hds. 2 9. Müslim, Büyû 11 10. Buhari, Büyû 26 11. İbn Mace, Ticaret 1 12. .Ebû Davud, Büyû 50
İdeal Eğitim Vakfı İDEV Ağrı Şubesi tarafından "Ahlaki Yozlaşma" teması ile ilgili bir program düzenlendi. Mustazaflar Cemiyeti Ağrı Şubesi konferans salonunda erkekler programı takip ederken, dernek binasında ise projeksiyon yardımı ile naklen bayanlara görüntü aktarıldı. Onur Bulan'ın sunuculuğunu yaptığı program Ümit Oktan'ın okuduğu Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Programda bir konuşma yapan Eğitimci Zeynelabidin Zerkaya, İslam toplumunda ahlaki çöküntünün başlamasının sebebinin altında batıya özenmenin yattığını ifade etti. Zerkaya, insan fıtratına dönmesi gerektiğini Allah'ın yüklediği insani özellikleri yerine getirmek gerektiğinin altını çizdi. "En güzel sınırları İslam toplumu ve İslam ahlakı çizmiştir" Zeynelabidin Zerkaya, "Fıtrat, insanın beraberinde getirdiği özelliklerdir. Yahudi olsun, kâfir olsun, Müslüman olsun fark etmiyor. Allah-u Teâlâ'nın yüklemiş olduğu insani özellikler, insanın ahlakını oluşturuyor. Batı toplumu insani özelliklerinden, insan olmaktan çıktılar. Çünkü insanın yaratılışından var olarak getirdiği özellikler her insanda var. Ve maalesef İslam ülkeleri batılı ülkelere benzemeye başladılar. Ahlaki çöküntü başladı, onlara çok yakın bir hayat yaşıyor durumdayız şu anda. Mesela batıda birçok akım çıktı. Çıkan akımlardan biri de Liberalizm. Bu da serbestlik demektir. Olabildiğine serbestiyet. Sınırsız serbestlik olabilir mi? Sonsuz serbestlik bazı insanlara zulmetmek demektir. Çünkü bazı sınırlar çakışmaktadır. Birini dövme, öldürme serbestisi olabilir mi? Bunun bir yerde sınırlanması gerekir. En güzel sınırları da İslam toplumu, İslam ahlakı çizmiştir. Mesela insanın yaratılışında var olan utanma duygusu vardır. Her insanın içinde vardır, Allah yüklemiştir onu." dedi. İnsani eğitim için çocukları okula göndermenin yetmediğini belirten Zerkaya sözlerini şöyle sonlandırdı "İnsan, beraber olmadığı, birbirinden güç almadığı zaman, tek başına küfrün bütün oyunlarına karşı ayakta durması, bozulmadan durması mümkün değildir. Bu tür mücadele ve eğitim için insanları okullara yönlendirmek de yetmiyor. Okulları da düzeltmek gerekiyor. O da insanın kendi fıtratına, ahlakına dönmesi olacak inşallah. Allah-u Teâlâ bu konuda bize yardım etsin." Daha sonra İmam-Hatip İshak Tanrıkulu, ahlaki yozlaşma ve buna karşın alınacak önlemlerden bahsetti. "Her toplumun kendine göre örfü, kültürel değeri ve inancı vardır. Bu bağlamlar doğrudan ahlak oluşumuna etkendir." diyen Tanrıkulu, İslam toplumunun da ahlakı, dinin temel kaynakları olan Kur'an-ı Kerim ve Resulullah'ın sünneti ışığında gelişmiş iyi ahlak ve kötü ahlakın en ince ayrıntılarına kadar ele alındığının altını çizdi. "Güzel ahlak ancak tahkiki bir imanla hedefine ulaşır" İshak Tanrıkulu, güzel ahlakın, İslam'ın insana kazandırmak istediği hasletler olduğunu hatırlatarak şunları söyledi İslam'ın kendisi güzel ahlaktır. Resûlullâh Sallallâhu Aleyhi ve Sellem'in şöyle dediği rivayet edilmiştir, 'Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.' Allah Teâlâ, Kur'an-ı Kerim'de Peygamberimiz hakkında şöyle buyurmuştur 'Ve şüphesiz sen büyük bir ahlak üzerindesin.' Kalem, 68/4 Ayet ve Hadisler ışığında Hazreti Resulullah'ın bizler için seçilmiş ahlak önderi de olduğunu görüyoruz. Güzel ahlak ancak tahkiki bir imanla hedefine ulaşır. Güzel ahlak neler kazandırmak istiyor? Dinimiz açısından adil olmak, merhametli olmak, dürüst olmak, vefakâr olmak, yardımsever olmak, büyüklere saygı ve küçüklere sevgili olmak, ana ve babaya karşı gelmemek, tatlı dilli olmak, güler yüzlü olmak, tevazu sahibi olmak gibi değerleri yüce Allah övmüş ve bu değerlere sahip insanları yüceltmiştir. Kötü ahlak ve yozlaşmak, Allah'ın ve Peygamberinin sünnetinde yer almayan eleştirilen özelliklerdir. İslam; zina, hırsızlık, yalan konuşmak, kibir, riya, gıybet, aldatmak, hak yemek, zulüm ve daha sayamayacağımız insana zarar veren konuları yermiş ve bunlara uyanları cezalandıracağını açıklamıştır. Yozlaşmanın sebeplerine değinecek olursak bunlar; Kur'an-ı Kerim ve Sünnete olan bağlılığın azalması, iman zayıflığı, modern/seküler bir hayatı benimseme, sorumluluktan kaçma, nefsi arzulara teslim olma gibi sebepler sıralayabiliriz. "Müslüman bireyin yozlaşması ile Müslüman bir aile yozlaşabilir" Ahlaki yozlaşmanın bireye zarar verdiğini ve bununla ailenin de yozlaştığını kaydeden İshak Tanrıkulu, "Ahlaki yozlaşma, İslami değerlere zarar verdiği gibi Müslüman bireye de zarar verir. Örneğin, ruhun doyumu için bir birey Allah'ı anmakla huzur bulabilecekken, farklı tatmin yolları arayıp çeşitli bataklık furyalarında kendini bulabilir. Müslüman bireyin yozlaşması ile Müslüman bir aile yozlaşabilir. Örneğin, seküler hayatı benimseyen birey annesindeki örtüyü, kardeşindeki dini duyguları kelime oyunlarıyla ortadan kaldırarak onları kendine benzetebilir. Müslüman bir ailenin yozlaşması ile Müslüman bir toplum yozlaşabilir. Bu durumda ortaya çıkan tablo tamamı ile insana ve İslam'a yakışmayacak bir hayatın oluşumuyla dünya ve ahiret hayatındaki saadeti kaybetmek olacaktır. Müslüman olarak değerlerimize sahip çıkmak. Güzel ahlakın temsilcileri olmak, Allah'a olan imanın neyi nasıl gerektirdiğini anlamak ve anlatmak, biran önce dildeki İslam'ı kalbe taşımak, ahlaki değerlerin muhafaza edilmesi İslami bir görevdir. Birey olarak, salih insanları arkadaşlık için tercih etmek ve okul, aile, iş hayatında nefsin kurallarını değil, İslam'ın hayat nizamını yerleştirmek gerekir." sözleri ile konuşmasına son verdi. Ömer Adıgüzel-İLKHA
Ahlak insanda olması gereken bir takım güzel ancak islam ile terbiye görerek yüzlü olmak, temiz olmak, merhametli olmak, tevazulu olmak, affetmek,susmak, doğru konuşmak, sabr etmek, güzel ahlaktan bazılarıdır. Ahlaki vazifelerimizin ilki Allah’a karşı olanı dır. Allah’ın ismini hürmetle anmak, onun sevgisini kalbe yerleştirmek, ona isteyerek ibadet etmek ahlaki Peygamberimize karşı olan ahlak vazifemizdir. 0 hürmete en layık olandır. Onun getirdiklerini kabul etmek, ona hürmet etmek, adı anıldığı vakit Sallallahu aleyhi vesellem demek, o ne söylemişse tereddütsüz kabul etmek ahlaki kitabımız olan Kur’anı Kerime karşı hürmet etmek, o okununca sessizce dinlemek, onda emr edileni yapıp nehy edilenden uzaklaşmak ahlaki vazifelerimizdendirBedenin ve ruhun terbiyesiİslamda beden terbiyesinin yeri çok önemlidir. İnsanın dünya ve ahiret işlerini tam olarak yapabilmesi için önce sağlığına ve sıhhatine dikkat etmesi gerekirYemesine içmesine, uykusuna, dış görünümü ne, temizliğine, hastalanınca tedavisine dikkat et mek her insanın ahlak sahipleriyle ilgili Ayeti kerime mealleri...BAKARA SURESİ*129 - Ey bizim Rabbimiz bir de onlara içlerinden öyle bir peygamber gönder ki onlara senin âyetlerini tilavet eylesin kendilerine kitabı ve hikmeti öğretsin içlerini ve dışlarını tertemiz yapıp onları pâk eylesin. Hiç şüphesiz Azîz sensin hikmet sahibi Sensin. *151 - Nitekim içinizden size bir peygamber gönderdik. O size âyetlerimizi okuyor sizi temizliyor size kitabı ve hikmeti öğretiyor. Size bilmediğiniz şeyleri öğretiyor. *172 - Ey iman edenler! Size kısmet ettiğimiz rızıkların hoş ve temiz olanlarından yiyin ve Allah'a şükredin eğer yalnız O'na kulluk ediyorsanız. *232 - Kadınları boşadığınız zaman iddetlerini bitirdiklerinde aralarında meşru bir şekilde rızalaştıkları takdirde kendilerini kocalarıyla nikâhlanacaklar diye sıkıştırıp engellemeyin. İşte bu içinizden Allah'a ve ahiret gününe iman edenlere verilen bir öğüttür. Bu sizin hakkınızda daha hayırlı ve daha nezihtir. Allah bilir siz bilemezsinizAL-İ İMRAN SURESİ *77 - Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir paraya satanlar var ya işte onların ahirette bir payı yoktur; Allah kıyamet günü onlarla hiç konuşmayacak onlara bakmayacak ve onları temizlemeyecektir. Onlar için acı bir azab vardır. *164 - Andolsun ki Allah müminlere kendilerinden onlara kendi âyetlerini okuyan onları arındıran ve onlara kitab ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur. Oysa onlar daha önce apaçık bir sapıklık 49 - Kendi nefislerini temize çıkaranları görmüyor musun? Hayır! Ancak Allah dilediğini temize çıkarır. Onlara kıl kadar 53 - Bu Allah'ın bir kavme verdiği nimeti onlar kendilerini değiştirmedikçe değiştirmemesinden dolayıdır. Gerçekten de Allah hakkiyle işiten herşeyi bilendirNUR SURESİ*21 - Ey iman edenler! Şeytanın adımlarını takip etmeyin. Kim şeytanın adımlarını takip ederse şunu bilsin ki o edepsizlikleri ve kötülüğü emreder. Eğer üstünüzde Allah'ın lütuf ve merhameti olmasaydı içinizden hiçbir kimse temize çıkmazdı. Fakat Allah dilediğini arındırır. Allah işitir ve bilir. *28 - Orada kimse bulamazsanız size izin verilinceye kadar oraya girmeyin. Eğer size "Geri dönün!" denilirse hemen dönün. Çünkü bu sizin için daha temiz bir davranıştır. Allah yaptığınızı bilir.*30 - Resulüm! Mümin erkeklere gözlerini harama dikmemelerini ırzlarını da korumalarını söyle. Çünkü bu kendileri için daha temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah onların yapmakta olduklarından haberdardır.*CUMA'A 2 - O'dur ki ümmiler içinde kendilerinden olan ve onlara Allah'ın âyetlerini okuyan onları temizleyen onlara kitap ve hikmeti öğreten bir Peygamber gönderdi. Oysa onlar önceden apaçık bir sapıklık içinde idiler.*KALEM 4 - Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin.*ABESE 3 - Ne bilirsin belki o temizlenecek?*ABESE 7 - Onun temizlenmemesinden sana ne?**ŞEMS 9 - Elbette nefsini temizleyip parlatan kurtulmuştur. **LEYL 18 - O ki Allah yolunda malını verir temizlenir.*TEVBE 103 - Onların mallarından sadaka al ki onunla kendilerini temizlersin tertemiz edersin. Bir de haklarında hayır dua et. Çünkü senin duan kalblerini yatıştırır. Allah işitendir bilendir.*KEHF SURESİ**19 - Onları bir mucize olarak uyuttuğumuz gibi birbirlerine sorsunlar diye kendilerini uyandırdık da içlerinden bir sözcü şöyle dedi "Ne kadar durup kaldınız?" Kimi "Bir gün ya da günün bir parçası kadar kaldık" dediler. Kimi de şöyle dediler "Ne kadar durduğunuzu Rabbiniz daha iyi bilir. Şimdi siz birinizi bu gümüş paranızla şehre gönderin de baksın hangi yiyecek daha temiz ise ondan size azık getirsin. Hem çok dikkatli davransın ve sizi kimseye sezdirmesin."*74 - Yine gittiler. Nihayet bir erkek çocuğa rastladıklarında Hızır hemen onu öldürdü. Musa "Kısas olmadan masum bir cana nasıl kıyarsın? Doğrusu sen çok fena bir şey yaptın" dedi.*MERYEM 19 - Melek "Ben sana temiz bir oğlan bağışlamak için Rabbinin gönderdiği bir elçiyim" dedi.*TAHA 76 - Adn cennetleri vardır ki altlarından ırmaklar akar onlar orada ebedî olarak kalacaklardır. Ve işte bu küfür ve isyandan arınanların mükafatıdır. Meâl-i Şerifi*FATIR 18 - Hem günah çeken bir kimse başkasının günahını çekmeyecek; yükü ağır basan onun yüklenilmesine çağırsa da ondan bir şey yüklenilmeyecek isterse bir yakını olsun. Fakat sen ancak o kimseleri sakındırısın ki gaybda Rablerinin korkusunu duyarlar namazı dürüst kılarlar. Temizlenen de sırf kendisi için temizlenir. Nihayet dönüş Allah'adırGüzel Ahlakla İlgili 40 “Din, güzel ahlaktır ” [Deylemi]2. “Sizin imanca en güzeliniz, ahlakça en güzel olanınızdır ” [Hakim]3. ”Müminlerin iman yönünden en faziletlisi ahlakça en iyi olanıdır ” [Tirmizi]4. ”Şüphesiz güzel ahlak, güneşin buzu erittiği gibi günahları eritir ” [Harâiti]5. “Bir insan az ibadet etse de, güzel ahlakı sayesinde en yüksek dereceye kavuşur ” [Taberani]6. “Yumuşak davran! Sertlikten sakın! Yumuşaklık insanı süsler, çirkinliği giderir.” [Müslim]7. “Sadaka, yetmiş şerrin kapısını kapatır” [Taberani]8. “Geçmiş peygamberlerin, sonraki insanlara ulaşan sözlerinden birisi de şudur Utanmadıktan sonra dilediğini yap’ [Buhari]9. “Yumuşak huylu kimseye, dünya ve ahiret iyilikleri verilmiştir” [Tirmizi]10. “İbadetlerin en kolayı, az konuşmak ve iyi huylu olmaktır” [İbni Ebiddünya]11. “Dünyada veya ahirette özür dilemek zorunda kalacağın söz ve hareketten uzak durmaya çalış!” [Hakim]12. “Kişi, yumuşaklığı, tatlı dili ile, gündüzleri oruç tutanın ve geceleri namaz kılanın derecesine kavuşur” [ “Kızınca, öfkesini yenerek yumuşak davrananı Allahü teâlâ sever” [İsfehani]14. “Güler yüzle selam veren, sadaka verenin sevabına kavuşur” [İbni Ebiddünya]15. Bir kimse Resulullah efendimizden nasihat istedi, “Kızma, sinirlenme” buyurdu Birkaç kere sordu, hepsine de “Kızma, sinirlenme” buyurdu [Buhari]16. “Çevrendekilerle güzel komşuluk et ve kendin için sevdiğini, başkaları için de sev ki müslüman olasın” [Harâiti]17. “Komşusu kötülüğünden emin olmayan, mümin olamaz” [Buhari]18. “Halkın elindekine göz dikmemek, müminin alametlerindendir” [Dare Kutni]19. “Mümin geçim ehlidir. Arkadaşına rahatlık verir. Münafık ise geçimsizdir, arkadaşına sıkıntı verir” [Dare Kutni]20. “Mümin ülfet eder [iyi geçinir], ülfet etmeyen ve ülfet edilmeyende hayır yoktur” [Beyhaki]21. “Müminin yanına giren, güzel bir bahçeye girmiş gibi ferahlık duyar” [Deylemi]22. “Mümin lanet etmez, kötülemez, müstehcen konuşmaz ve hayasız olmaz” [Hakim]23. “Mümin arıya benzer; konduğu dalı kırmaz, oraya zarar vermez. Toplayıp bıraktığı eseri de güzeldir” [Beyhaki]24. “Mümin, koku satan kimse gibidir. Yanında otursan için açılır. Onunla gezsen veya ortak iş yapsan faydasını görürsün. Onun her işi faydalıdır”[Taberani]25. “Mümin akıllı, basiretli, uyanıktır. Her işte Allah’ın rızasını gözetir. Acele etmez, ilim sahibidir, haramlardan kaçar.” [Deylemi]26. “Müslüman, elinden ve dilinden müslümanların emin olduğu kimsedir” [Buhari]27. “Merhamet etmeyene merhamet olunmaz” [Müslim]28. “Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” [Beyhaki] 29. “Güzel ahlak, büyük günahları, suyun kirleri temizlemesi gibi temizler Kötü ahlak ise, salih amelleri, sirkenin balı bozduğu gibi bozar” [İbn-i Hibban]30. "Allah’a ve ahiret gününe iman eden, misafirine ve komşusuna ikram etsin. Ya hayır söylesin ya da sussun" [Buhari]31. “Güzel ahlak, senden kesilen akrabanı ziyaret etmek, sana vermeyene vermek, sana zulmedeni affetmektir” [Beyhaki]32. “Cehenneme girmesi haram olan ve Cehennemin de onu yakması haram olan kimseyi bildiriyorum. Dikkat ediniz! Bu kimse insanlara kolaylık, yumuşaklık gösterendir” [İ. Ahmed]33. “İmanı en kuvvetli kişi, ahlakı en güzel ve hanımına en yumuşak olandır” [Tirmizi]34. “Şu üç şey bulunan kimsenin imanı kâmildir Herkesle iyi geçinen güzel ahlak, kendini haramlardan alıkoyan vera, cehlini örten hilm” [Nesai]35. “İnsan, güzel huyu ile, Cennetin en üstün derecelerine kavuşur [Nafile] İbadetlerle bu derecelere kavuşamaz. Kötü huy, insanı Cehennemin en aşağısına sürükler” [Taberani]36. “Hiçbir baba, çocuğuna, güzel terbiyeden daha üstü bir hediye veremez” [Tirmizi]37. “Mallarınızla herkesi memnun edemezsiniz. Güler yüz ve tatlı dil ile, güzel ahlakla memnun etmeye çalışınız!” [Hakim]38. "Kıyamet günü, müminin terazisinde, güzel ahlâktan daha ağır bir şey yoktur. Allah teâlâ, çirkin konuşan ve ne konuştuğunu bilmeyenlerden nefret eder." [Tirmizî]39. “Sıla-i rahim etmeyen kimse cennete giremez.” [Buhari]40. “Kim bir hayra vesile olursa, ona, hayrı işleyeninki kadar sevap vardır” [Müslim]
ahlaki yozlaşma ile ilgili ayet ve hadisler