Sürtünme yoluyla cinsel ilişkide erkek; penisini partnerinin cinsel organının çevresine ve üzerine girmeden sürter. Sürtünmeyle birliktelik; kişilere bağlı olarak uzun sürede sürebilir, birkaç saniye yaşanıp boşalmayla da sonlandırılabilir. Sürtünmeyle ilişki; çiftlerin üzerinde kıyafet varken de yaşanabilir 1 Cevapla. 1- Parsa verseniz de vermezseniz de geneleve gitmeyin ve evlilik dışı bir ilişkide bulunmayın. Bunun sebebini öğrenmek için aşağıdaki linkten genelev gerçeği konusunu okuyun. 2- Hayat kadını nasıl oluyorda arkadaşına saf falan diyor. Bir biriniz nasıl bu kadar yakından tanıyorsunuz. Evlenmeden cinsel ilişkiye girmek neden günah? Dinimizde zina, çok büyük bir günahtır. Kur’an-ı Kerim’de: “Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, bir hayasızlıktır ve çok kötü bir yoldur. ” (İsra, 17/32) buyrulmuştur. İslam yalnız zinayı değil; zinaya sevk ve davet eden yolları da yasaklamıştır. Bunlardan en yaygın kadınların cinsel sorunları aşağıda şöyle özetlenebilir: – Cinsel isteksizlik sorunu: İsteksizlik her iki cinste de görülmesine karşın kadınlarda bu daha yoğundur. Kadın cinsel düşüncelere, kreatif ve sağlıklı birleşmelere karşı ilgisiz kalır. Motivasyonda yetersizlik öne çıkar. Bunun Kadınken erkek olanlar, cinsel ilişkide nasıl zevk alıyor? Kadından erkeğe dönüşümde klitoris korunuyor ve yapılan penis içine yerleştirildiği için klitoral orgazm korunmuş oluyor. 5vRT1w. Evli çiftler yada sevgililer seks yaparken çocuk sahibi olmak istemeyebilir. Hamile kalmadan nasıl seks yapıldığını merak eden çiftler için bu yazımızda detaylı bilgi vereceğiz. Hem gebelikten korunma yollarını hemde cinsel ilişkide gebeliğe sebep olan durumları açıklayacağız. Gebelikten korunmanın yolları Prezervatif Seks sırasında kondom kullanımı en güvenilir gebelikten korunma yöntemi olarak bilinir fakat prezervatif yırtılması sonucu hamilelik meydana gelir. Bu yüzden cinsel ilişki sırasında erkeğin dikkatli olmasında fayda vardır. Spiral Vajina içerisine takılan spiral, içeri boşalma olsa dahi gebeliği önlemektedir. Doğum kontrol hapları Aylık kullanılan gebelikten korunma hapları sayesinden adet dönemleri arasında gebelikten korunmuş olursunuz. Doğum kontrol hapları etkili korunma yöntemleri arasında yer almaktadır. Ertesi gün hapları Vajina içerisine boşalma gerçekleştiyse yada gebelik şüphesi olan durumlarda kadının ilişkinin bir sonraki günü kullandığı haptır. Gebelikten korkan bayanlar için ideal yöntemdir. Fakat ay içerisinde her ilişki sonrasında kullanmak zararlıdır. Ayda 1 kere kullanırsanız normal sayılabilir. Sürtünme ile cinsel ilişki içerisinde olan çiftler yada dışarı boşalma yöntemi ile korunan çiftlerde bayanın hamile kalma ihtimali vardır. Bu nedenle işinizi garanti altına almak için gebelikten korunma yöntemlerini kullanmalısınız. Genç çiftler seks yaparken genelde sürtünerek cinsel ilişki yaşar, bunun nedeni kızın bakire olmasından kaynaklanır. Bakire olmak sizi gebelikten korumaz. Erkek vajina üzerine boşaldı ise gebelik durumu meydana gelebilir. Evli çiftler seks yaparken geri çekilme yada geri çekme yöntemi diye tabir edilen metodu kullanırlar. Boşalma öncesi erkek penisini vajinadan çıkartarak dışarıya boşalır. Peki bu durumda hamilelik riski varmıdır? Elbette hamilelik ihtimali vardır. Kadın yumurtlama döneminde ise yumurtalara sperm ulaşarak döllemeyi gerçekleştirmişse gebelik durumu meydana gelir. Bunun sonucu olarakta istenmeyen hamilelik oluşabilir. Bu gibi durumlarda ertesi gün hapları kullanmanız gebeliği önleyecektir. Hamile olduğumu nasıl anlarım ? Cinsel ilişkide tehlikeli bir orgazm yaşanmış olabilir, erkek vajina üzerine yada vajina yakınına boşalmış olabilir. Bu gibi durumlarda gebelik meydana gelebilir. Cinsel ilişkiden 3-7 gün içerisinde gebelik testi alarak hamile olup olmadığınızı öğrenebilirsiniz. Hamilemiyim diye strese girmenize gerek yok, riskli bir durum söz konusu olduğunda ertesi gün hapları ile gebelikten korunabilirsiniz. Sonraki bir kaç gün içerisinde de gebelik testi uygulayabilirsiniz. Gebelik testi uyguladım sonuç negatif, normalde adet görmem gerekiyordu fakat adetim gecikti acaba hamilemiyim? diye bir soru beyninizi yiyip bitiriyorsa bunu da yanıtlayalım; Cinsel ilişki sonrasında adet gecikmesi yaşıyorsanız bunun nedeni psikolojik olabilir. Vajina içerisine boşalma gerçekleşmemiş fakat regl döneminizde gecikme olmuştur. Bu durumda bir gebelik testi satın alarak uygulayın. Kesin sonucu öğrenebilirsiniz. Adet gecikmesi hormonal düzensizlikten de kaynaklanabilir veya seks sonrasında hamile olma riskinden dolayı yaşadığınız stres ve psikolojik sorunlarda adet gecikmesine neden olabilir. Hamile kalmadan cinsel ilişki yaşamak için mutlaka korunmalısınız. Klasik yöntemler her zaman başarılı olmayabilir, risk alarak bir anlık heyecan sonucu uzun süre strese bağlı sağlık sorunları yaşayabilirsiniz. Submitted by hasan on Thu, 01/20/2022 - 1203 Kadın cinsel fonksiyon bozukluğu; biyolojik, psikolojik ve sosyal ilişkilerinin etkilendiği, birden fazla sebebi ve boyutu olan bir problemdir. Kadının cinsel aktivite döngüsündeki fizyolojik süreçlerden bir veya birkaçının bozulması olarak tanımlanabilir. Bu nedenle kadın cinsel fonksiyon bozukluğunun anlaşılabilmesi için öncelikle kadında cinsel aktivitenin nasıl gerçekleştiğinin bilinmesi gerekir. Kadın cinsel aktivitesi; fiziksel ve psikolojik uyarılma sonucu beyindeki bazı merkezlerin harekete geçmesi ile cinsel organlara beyinden gelen emirler sonrasında ortaya çıkan cinsel tepkilerden oluşur. Kadında cinsel aktivite dört aşamada gerçekleşir; Libido cinsel istek Fazı Cinsel uyarılma Fazı Orgazm Fazı Rezolüsyon gevşeme Fazı Libido cinsel istek fazı; karşı cinse psikolojik ilgi ve cinsel isteğin oluştuğu aşamadır. Bu aşama birkaç dakikadan birkaç saate kadar sürebilir. Cinsel uyarılma fazı; kadınların psikolojik veya fiziksel temasla veya her ikisiyle birlikte uyarılmasıyla ortaya çıkan aşamadır. Uyarılma fazında vajina ve diğer cinsel organlarda kan dolaşımı artar. Vajina ıslanır, klitoris bızır erkeklerdeki penis gibi sertleşir. Memeler genişler ve meme ucu sertleşir. Nabız kalp hızı ve tansiyon kan basıncı artar, solunum hızlanır. Damarların genişlemesine bağlı olarak yanak, boyun, göğüs ve karın üst bölgesinde kızarıklıklar oluşur. Orgazm fazı; cinsel heyecanın en üst düzeyde olduğu aşamadır. Kas ve sinirlerde oluşan ani gerilim boşalır ve tüm vücudu saran bir dizi kasılma nöbeti oluşur. Cinsel bölgedeki kasların yanı sıra sırt, yüz, boyun ve bel kaslarını içine alan bu ritmik kasılmaların sayısı 5-12 arasında değişir. Ortalama orgazm süresi 19 saniyedir. Solunum sayısı, nabız ve tansiyonun en yüksek olduğu aşamadır. Yeterli ve sürekli cinsel uyarının sağlanması halinde kadınlar erkeklerden farklı olarak üst üste defalarca orgazm olabilirler, bununla birlikte her cinsel ilişki de orgazmla sonuçlanmayabilir. Rezolüsyon gevşeme fazı; kadın cinsel aktivite döngüsünün son aşamasıdır. Yoğun bir terlemenin ardından cinsel organlara dolan kan hızla boşalır, salgılar azalır, klitoris normal haline döner, meme başları yumuşar, memeler küçülür, vücuttaki kızarıklıklar geçer, tansiyon ve nabız normalleşir, solunum sayısı azalır ve vücut cinsel aktiviteden önceki haline döner. Gevşeme ve rahatlama nedeniyle mutluluk hissi oluşur. Kadın cinsel fonksiyon bozuklukları genel olarak kadın cinsel aktivitesinin son altı ay içerisinde hangi aşamalarında sorun yaşandığına göre sınıflandırılmaktadır; Cinsel istek ve uyarılma bozuklukları Subjektif uyarılma bozuklukları Genital uyarılma bozuklukları Kombine uyarılma bozuklukları Orgazm bozuklukları Cinsel ağrı ve cinsel birleşme bozuklukları Disparoni ağrılı cinsel ilişki Vajinismus Cinsel ilişkiden bağımsız genital ağrı bozuklukları Diğer cinsel fonksiyon bozuklukları Madde ve ilaç kullanımına bağlı cinsel fonksiyon bozuklukları Diğer tanımlanmış cinsel fonksiyon bozuklukları ve tanımlanmamış cinsel fonksiyon bozuklukları Cinsel istek ve uyarılma bozuklukları Cinsel istek bozuklukları cinsel isteğin azlığı veya yokluğu hatta cinsellikten tiksinme şeklinde olabilir. Organik ve psikolojik nedenlerle görülebilir. Kadın cinsel isteksizliği hayatı boyunca veya sonradan ortaya çıkmış olabilir. Bu problemi yaşayan kadınlar nadiren orgazm olurlar. Cinsel isteksizliğin nedenleri arasında; cinsel organlara veya hormonal dengeye ait bozukluklar, bazı ilaçlar, olumsuz cinsel deneyimler, kendine güvensizlik, partnerle cinsellik dışında olumlu paylaşım yaşayamama yoğun stres ve depresyon sayılabilir. Cinsel uyarılma bozuklukları; kadınlarda ön sevişme ve cinsel ilişki boyunca zevk almaya yetecek kadar duygusal veya genital uyarı oluşmaması ile ortaya çıkmaktadır. Uyarılamama nedeniyle gerekli biyolojik dengeler sağlanamaz ve klitoris sertleşmesi, vajina ıslaklığı, cinsel haz ve orgazm zorlaşır. Kadınlar bu şekilde de ilişkiye girebilir, fakat vajinal ıslaklık yeterli olmadığı için tahriş sonucu ağrı ve yanma meydana gelebilir. Cinsel uyarılma bozukluklarının nedenleri arasında; sistemik hastalıklar diabet, hormonal problemler, menopoz, ilaç kullanımı, cerrahi girişimler sonucu ortaya çıkabilen sinir zedelenmeleri ve partnere ya da sekse karşı isteksizlik sayılabilir. Orgazm bozuklukları; orgazma zor ulaşma, nadiren veya hiç orgazm olamama şeklinde görülebilir. Orgazma ulaşılmada yeterli uyarılma ve ön sevişine ile cinsel aktivitenin süresi önem taşır. Kimi zaman kadında organik veya psikolojik bir sorun olmadığı halde partnerin erken boşalma gibi cinsel sorunları nedeniyle de ilişki orgazmla sonuçlanmayabilir. Orgazm bozukluklarının; başta vajinismus olmak üzere çeşitli tıbbi ve psikolojik nedenleri vardır. Cinsel ağrı ve cinsel birleşme bozuklukları; kadınlarda sıklıkla disparoni ve vajinismus olarak sınıflandırılmaktadır. Disparoni cinsel ilişki sırasında ağrı duyulması anlamına gelir. En sık karşılaşılan cinsel fonksiyon bozukluklarından biridir ve kadınların üçte ikisi hayatlarının bir döneminde disparoni şikayetini yaşamaktadır. Disparoni şikayeti ile başvuran kadınların %40’ında genital organlara ait tıbbi bir problem saptanmaktadır. İlişki sırasında partneriyle olan uyumsuzluk da ağrı bozukluğuna neden olabilmektedir. Vajinismus, tüm kadınların yaklaşık %1’inde görülen, vajinanın dış kısmının cinsel ilişki sırasında istemsiz olarak kasılmasıyla penisin girişine engel olduğu durumdur. Büyük çoğunluğunda cinsel istek ve uyarılma normaldir. Travma, tecavüz ve geçirilen cerrahi girişimler sonucu, kızlık zarı kalıntıları, doğum sırasında açılan ve dikiş atılan bölgede oluşan dokular, cinsel organlara ve cinsel salgı bezlerine ait iltihaplı hastalıklar ve menopozdaki vajinal değişiklikler nedeniyle oluşabilir. Psikolojik nedenlerle veya yetiştirilme koşullarına bağlı olarak da karşımıza çıkmaktadır. Cinsel ilişkiden bağımsız cinsel ağrı bozuklukları; Israrcı ve tekrarlayan tipte, cinsel birleşmeden bağımsız olarak ortaya çıkmaktadır. Genel olarak vulvada dış genital bölge farklı lokalizasyonlarda görülebilmekte, vulva ağrısı ve vulvodini olarak iki grupta sınıflandırılmaktadır. Vulva ağrısı belli bir etkene enfeksiyon, travma, kanser, nörolojik hastalıklar bağlı oluşan ağrı olarak tanımlanmaktadır. Vulvodini ise en az üç aydan beri süren ve nedeni bilinmeyen ancak bazı potansiyel faktörlerle sık mantar enfeksiyonu, allerji, pelvis taban kaslarında spazm, hormonal dengesizlik, doğum kontrol hapları, psiklojik ilişkilendirilen ağrı olarak tanımlanmaktadır. Cinsel fonksiyon bozuklukları konusundaki çalışmalar, geçmişte ağırlıklı olarak erkekler hakkında yapılmıştır. Fakat son yıllarda kadının cinsel aktivitedeki rolü cinsel aktivite sırasında kadınlarda meydana gelen fizyolojik değişiklikler ve işlev bozuklukları konusunda yoğun olarak araştırmalar başlamıştır. Geniş gruplarla yapılan çalışmalarda, kadınların yoğun bir şekilde cinsel işlev bozukluğu yaşadıkları saptanmıştır. Örneğin; Amerika’da cinsel işlev bozukluğu erkeklerde %31 iken kadınlarda %43 oranında bulunmuştur Bu %43′lük oranın yaklaşık 40 milyon kadını kapsadığı ve bu grubun %10′dan az bir kısmının tedavi için başvurduğu belirlenmiştir. Türkiye’de henüz bu boyutta bir çalışma yapılmamış olmakla birlikte, 38-67 yaş grubundakikadınlarda cinsel fonksiyon bozukluğu oranı %69 olarak belirlenmiş ve nüfus projeksiyonu yapıldığında yaklaşık dokuz milyon kadını kapsadığı tahmin edilmiştir. Diyabetik hastalarda yapılan bir çalışmada %77 oranında cinsel istek bozukluğu, %49 oranında orgazm bozukluğu olduğu görülmüştür. Kadın cinsel fonksiyon bozukluğu çeşitli organik ve psikolojik nedenlere bağlı olarak cinsel aktivite döngüsünün bir veya birden fazla aşamasını etkileyecek şeklide ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenlerin sınıflandırılması tedavi yaklaşımı ve hasta beklentilerinin yönetilmesinde oldukça önemlidir. Kadın cinsel fonksiyon bozukluğu nedenleri genel olarak şu şekildedir; Jinekolojik hastalıklar Vajinismus Klitoral yapışıklıklar Bartholin bezi kistleri Enfeksiyon Dermatitler Epizyotomi skarları Uterus prolapsusu rahim sarkması Sistosel / rektosel İdrar torbası / anüs sarkması Endometriozis Pelvik inflamatuar hastalık Geçirilmiş genital cerrahiler Endokrin hormonal sistem hastalıkları Diabet Menopoz Tiroid hastalıkları Böbrek üstü bezi hastalıkları Prolaktinoma Kardiovasküler sistem kalp ve dolaşım sistemi hastalıkları Hipertansiyon Aterosklerozdamar sertliği Koroner arter hastalığı Geçirilmiş kalp krizi Damar hastalıkları Gastrointestinal sindirim sistemi sistem hastalıkları Barsak kanserleri Barsak enfeksiyonları Barsak ameliyatları Nörolojik sinir sistemi sistem hastalıkları İnme felç Multipl skleroz MS Parkinson veya Alzheimer hastalığı Nöropatik sinirleri tutan hastalıklar Sinir zedelenmesine yol açan cerrahiler Ramotalojik hastalıklar Fibromiyalji Artritler Otoimmun bağışıklık sistemi hastalıklar Psikolojik hastalıklar Depresyon Anksiyete bozuklukları Stres bozuklukları İlaçlar kalp, tansiyon, depresyon, kanser, hormon bozuklukları ve mide şikayetlerinde kullanılan bazı ilaçlar Cinsel fonksiyon bozukluğu yaşayan kadınlarda en sık görülen şikayetler şunlardır; Cinsel isteğin ve sekse duyulan ilginin çok az olması ya da hiç olmaması Cinsel aktivite sırasında uyarılmanın gerçekleşmemesi Cinsel aktivite sırasında vajina içerisindeki kayganlığın çok az olması ya da hiç olmaması Cinsel organlarda hissizlik Zor veya hiç orgazm olamama Cinsel aktivite sırasında ağrı ve rahatsızlık olması Cinsel aktivite sonrasında ağrı ve rahatsızlık olması Cinsel aktivite sıklığının azalması ya da yokluğu Partnerin cinsel ilişkiyi başlatma girişimlerine tepkinin azalması ya da yokluğu Cinsel fonksiyon bozukluğu, tıbbi, psikososyal ve cinsel özgeçmişin sorgulanmasından sonra yapılan tam fizik muayene ve testlerle teşhis edilebilir. Bu yüzden, bu alanda uzmanlaşmış sağlık ekibine başvurarak problemi anlatmak ve tedavi arayışına girmek en doğrusudur. Teşhis ve tedaviyi etkilememek için sorun açıkça anlatılmalı ve hiçbir bilgi saklanmamalıdır. Hastadan edinilen bilgiler ve fizik muayene ile çoğunlukla teşhis konabilse de, bazı testler yapılması gerekebilir. Bu nedenle fizik muayene ve psikososyal değerlendirme yapıldıktan sonra, uluslararası cinsel fonksiyon sorgulama formları hem teşhiste hem de tedavi yanıtını değerlendirmede kullanılabilmektedir. Ayrıca fizik muayene sonrası bazı gereken durumlarda; Sistemik hastalıkların varlığının tespiti için açlık kan şekeri, tiroid hormonları, prolaktin, testosteron, östrojen gibi hormonlar değerlendirilebilir Doppler ultrasonografi ile cinsel organlardaki damarsal nedenlere bağlı bozukluk tanısı konulabilir. Bioteziometri; ile klitoris gibi cinsel noktalara ve cinsel bölge dışındaki bazı noktalara uyarı verilerek duyusal tepkiler ölçülüp sinirsel uyarı düzeyi değerlendirilebilir. pH metre yardımı ile vajinal pH ölçümü yapılarak vajinal sıvı asiditesi değerlendirilebilir Vajinal kompliyans ölçümü ile vajina hacmi ve vajina duvar direnci arasındaki ilişki değerlendirilebilir Kadın cinsel fonksiyon bozukluğu tedavisinde üroloji uzmanı, endokrinoloji uzmanı, kadın doğum uzmanı ve psikiyatri uzmanının dahil olduğu multidsipliner yaklaşım gerekebilmektedir. Cinsel fonksiyon bozukluğunun tedavi seçenekleri arasında genel olarak; bazı ilaçlar, vakum cihazları, sinirsel uyarı yöntemleri, psikoterapi ve bu seçeneklerin kombinasyonu bulunmaktadır. İlaç tedavileri Özellikle menopoza girmiş kadınlarda genellikle eksilen hormonların yerine konulması amacıyla uygulanan ilaç tedavilerini içermektedir; Östrojen Testosteron Tibolon Prostaglandin E1 Alprostadil Fentolamin Apomorfin Fosfodiesteraz 5 inhibitörleri Klitoral vakum cihazları Cinsel organlardaki kan dolaşımının yetersizliğine bağlı cinsel işlev bozukluğunu tedavi etmek amacıyla tasarlanan klitoral vakum cihazı klitoristeki kan dolaşımını ve düz kas oranını arttırmada yarar sağlar. Vücuda girmeden klitoriste yumuşak bir vakum etkisi oluşturur ve duyarlılığı, vajinal ıslaklığı, orgazmı kalitesini arttırır. Cihaz kullanım sırasında klitorisin üzerine yerleştirilen huni şeklinde tek kullanımlık küçük yumuşak bir plastik vakum başlığı ve vakum mekanizmasını çalıştıran düzeneğe enerji sağlayan bir çift pilden oluşur. Çalıştırıldığında vakum pompası kanı klitoris içine çeker ve burada kan dolaşımını arttırarak cinsel uyarılmaya yardımcı olur. Cinsel fonksiyon bozukluğu olan kadınlarda cihazın kullanımı sonrasında seksüel duyarlılıkta %100′e doyumda %80′e ve vajinal ıslaklıkta %73′e varan artış bildirilmiştir. Transkutanöz sinir uyarımı TENS Uyarılma ve orgazm sorunu olan kadınlarda kullanılmaktadır. İki adet elektrodu olan ve pille çalışan taşınabilir bir alettir. Ayak bileğinin iç kısmına 15cm aralıklarla yapıştırılan elektrodlarla doktor tarafından belirlenen frekans ve şiddetlerde her gün bir saat sinir uyarımı gerçekleştirilir. Genital organlara giden sinirleri dolaylı yoldan uyararak ve omurilikteki genital organlara giden sinirlerin refleks mekanizmalarını düzenleyerek etkisini göstermektedir. Bu sayede uyarılmada, ıslanmada ve orgazm şiddetinde artış olur. Bugüne kadar TENS’in herhangi bir yan etkisi saptanmamıştır. Kas egzersizleri Vajinismus gibi cinsel ağrı ve cinsel birleşme bozuklukları yaşayan kadınların genital yapıları ile ilgili temel bilgileri edinmesi ve birleşme öncesi gevşemesi için kas egzersizleri Kegel egzersizleri öğretilir. Dört ile altı hafta boyunca günde beş ile altı kez arasında uygulaması önerilir. Psikoterapi Cinsel işlev bozukluğu yaşayan hastalarda ve yanı sıra partnerlerinde çeşitli psikososyal sorunlar da görülebilir. Bu psikososyal sorunlar cinsel işlev bozukluğunda kimi zaman sebep, kimi zaman da sonuç olarak karşımıza çıkar. Cinsel yaşamdaki aksaklıklar çiftler arasında sürtüşmelere ve ilişkilerin bozulmasına yol açabilir. Cinsel işlev bozukluğuyla başvuran çiftlerde psikolojik ve sosyal sorgulama sonucunda psikoterapi ve cinsel terapi uygulanması gerekebilir. Psikolojik danışma ve terapi desteği, problemin tanımlanması ve çözümünde yardımcı olmasının yanı sıra hastaya ve partnere sorunla baş edebilmede katkı sağlanması açısından çok önemlidir. KADIN CİNSEL FONKSİYON BOZUKLUĞU Seksüel disfonksiyon veya cinsel işlev bozukluğu hem kadın hem erkekleri yoğun olarak etkileyen bir problemdir. Dünya Sağlık Örgütü’nün tanımına göre cinsel sağlık; kişilik, iletişim ve aşkı arttıran yollarla cinsel varoluşun bedensel, duygusal, entellektüel ve sosyal yönlerinin bir bütünleşmesidir. Cinsellikle ilgili sorunlar bu bütünlüğün bozulmasına yol açarak, bireylerin ruhsal ve sosyal sorunlar yaşamasına sebep olur. Cinsel ilişki; iki insanın biyolojik, ruhsal ve sosyal yönleriyle yaşadıkları birleşmedir. Bu birleşmenin belirli bir tek şekli ve kuralı olmadığı gibi taraflar birbirine ve çevreye zarar vermedikleri ve doyuma ulaştıkları sürece nasıl ve ne kadar cinsel aktivitede bulanacaklarına kendileri karar verir. Bu yazıda kadınlarda görülen cinsel işlev bozukluklarının nedenleri, belirtileri, tanı ve tedavisiyle ilgili merak edilen sorulara cevap bulacaksınız. KADINDA CİNSEL AKTİVİTE NASIL GERÇEKLEŞİR? Kadında fiziksel ve psikolojik uyarılma sonucu beyindeki bazı merkezler harekete geçer. Beyinden klitoris bızır ve diğer cinsel organlara gelen emir sonucu alınan uyarı cinsel tepkiye dönüşür. Yani kadın cinsel ilişkiye beyniyle katılır ve bunun için psikolojik hazırlığı da büyük önem taşır. Cinsel aktivite 4 aşamada gerçekleşir Cinsel İstek Fazı Libido Cinsel Uyarılma Fazı Orgazm Fazı Rezolüsyon Çözülme/Gevşeme Fazı her bir fazda çeşitli değişiklikler olur ve cinsel aktivite tamamlanır . CİNSEL İSTEK FAZI LİBİDO Cinsel isteğin oluştuğu safhadır. Karşı cinse psikolojik ilgi ve istek oluşur. Kadın bir yandan geçmiş cinsel deneyimleri ve fantezilerle psikolojik uyarı sağlar. Bu faz birkaç dakikadan, birkaç saate kadar sürebilir. UYARILMA FAZI Fiziksel ve psikolojik uyarılma söz konusudur. Kadın uyarıldığında vajina hazne ve diğer cinsel organlarda kan dolaşımı artar ve vajina ıslanır. Vajinanın 1/3 alt kısmı daralırken 2/3′lük üst kısmı uzar ve genişler. Uterus rahim yukarı yükselir. Vajina ve uterustaki bu değişikliğin spermin geçişini kolaylaştırdığı düşünülmektedir. Klitoris erkekteki penise benzer şekilde sertleşir. Göğüsler genişler ve meme ucu sertleşir. Kalp hızı ve kan basıncı artar, kaslar daha duyarlı hale gelir. Sinir sisteminin etkisiyle damarların genişlemesine bağlı olarak yanak, boyun, göğüs ve karın üst bölgesinde kızarıklıklar oluşur. Cinsel salgılarda, nabız ve tansiyonda artış olur. Solunum hızlanır, kaslar gerilir. ORGAZM FAZI Orgazm cinsel heyecanın en üst düzeyidir. Fiziksel uyarının yanı sıra erotik düşünceler de orgazma ulaşmayı kolaylaştırır. Kas ve sinirlerde oluşan ani gerilim boşalır ve ardından tüm vücudu saran bir dizi kasılma nöbeti oluşur. Klitoris, vajina, uterus, anüs ve alt karın kaslarında kuvvetli kasılmalar olur. Cinsel bölgedeki kasların yanı sıra sırt, yüz. boyun ve bacak kasları da içine alan bu ritmik kasılmaların sayısı 5–12 arasında değişir. Ortalama orgazm süresi 19 saniyedir. Cinsel aktivite boyunca giderek artan solunum, kalp hızı ve kan basıncının en yüksek olduğu aşama, orgazm fazıdır. REZOLÜSYON ÇÖZÜLME/GEVŞEME FAZI Yoğun bir terlemenin ardından vücut cinsel aktiviteden önceki haline döner. Cinsel organlara dolan kan hızla boşalır, salgılar azalır, klitoris normal şekline ve uterus normal pozisyonuna geri döner. Meme başlarındaki sertleşme kaybolur ve göğüsler küçülür. Cinsel kızarıklıklar geçer; kalp, solunum ve kan basıncı normalleşir. Gevşeme ve rahatlama nedeniyle mutluluk hissi oluşur. Yeterli ve sürekli cinsel uyarının sağlanması halinde kadınlar üst üste defalarca orgazm olabilirler. Her cinsel ilişki orgazmla sonuçlanmayabilir. Cinsel aktivitede başarının göstergesi, orgazma ulaşmadan öte cinsel doyumun sağlanmasıdır. Ortam koşullarının uygunluğu, iyi bir partner, yeterli fiziksel ve psikolojik uyarılma ve kendine güven cinsel aktivitede başarının vazgeçilmez koşullarıdır. KADIN CİNSEL İŞLEV BOZUKLUĞU NEDİR? Kadında cinsel işlev bozukluğu Cinsel istek bozuklukları azalmış cinsel istek, tiksinti. Uyarılma bozuklukları Sübjektif cinsel uyarılma bozukluğu. Genital uyarılma bozukluğu. Kombine uyarılma bozukluğu. Kalıcı uyarılma bozukluğu. Orgazm bozuklukları. Ağrılı Cinsel İlişki Disparoni Vajinismus Cinsel aversiyon tiksinti bozuklukları Non-koital Cinsel ilişkiden bağımsız genital ağrı bozukluğu Şeklinde sınıflandırılır. CİNSEL İSTEK BOZUKLUKLARI Cinsel isteğin azlığı/yokluğu hatta cinsellikten tiksinme şeklinde görülebilir Organik ve psikolojik nedenlerle oluşabilir. Cinsel aktiviteye veya fantezilere karşı isteksizlik/ilgisizlik vardır. Cinsel isteksizlik kadınlarda daha sık görülmektedir. Yapılan çalışmalar erkeklerdeki cinsel isteksizliğin %!5, kadınlardaki oranın ise %35′e vardığını göstermiştir. Kadın, hayatı boyunca hiç tatmin olmamıştır ya da cinselliğe olan ilgisi sonradan azalmıştır. Bu problemi yaşayan kadınlar çok zor ve nadiren orgazm olurlar. Cinsel isteksizliğin nedenleri arasında ; cinsel organlara veya hormanal dengeye ait bozukluklar, bazı ilaçlar, olumsuz cinsel deneyimler, kendine güvensizlik, partnerle cinsellik dışında olumlu paylaşım yaşayamama yoğun stres ve depresyon sayılabilir. Cinsel tiksintiler ise cinsel aktiviteye, cinsel organlara ya da sıvılara karşı olabilir. Sebepleri arasında çocukluktaki gelişme dönemlerine ait takıntılar, yanlış/yetersiz cinsel bilgiler, tecavüze veya travmaya maruz kalma, partnerin uygunsuz ve taciz edici yaklaşımları, cinselliğe karşı korku ve endişe sayılabilir. Çiftler birbirlerine cinsel istek ve tercihlerini iletebilmeli, sabırlı ve anlayışlı olmalı, cinsellik dışında da uyumlu bir birliktelik sağlanmalı yani aynı zamanda iki iyi arkadaş olmalıdırlar. İstek bozukluğunun devam etmesi halinde sağlık ekibine başvurmalı ve tıbbi yardım alınmalıdır. CİNSEL UYARI BOZUKLUKLARI Uyarılma bozukluğu yaşayan kadınlarda ön sevişme ve cinsel ilişki boyunca zevk almaya yetecek kadar uyarı oluşmaz. Uyarılamama nedeniyle gerekli biyolojik dengeler sağlanamaz ve klitoris sertleşmesi, vajina ıslaklığı, cinsel haz ve orgazm zorlaşır. Kadınlar bu şekilde de ilişkiye girebilir, fakat vajinal ıslaklık yeterli olmadığı için tahriş sonucu ağrı ve yanma meydana gelir. Sebepler arasında sistemik hastalıklar diabet gibi, hormonal problemler, menopoz, ilaç kullanımı, cerrahi girişimler sonucu ortaya çıkabilen sinir zedelenmeleri ve partnere ya da sekse karşı isteksizlik sayılabilir. CİNSEL AĞRI BOZUKLUKLARI Tıp dilinde “disparoni ” olarak tanımlanır ve cinsel ilişki sırasında ağrı duyulması anlamama gelir. Kadınlarda cinsel organlara yönelik cerrahi girişimlerden sonra %30 oranında ağrı bozukluğu gelişmekte ve bu şikayetle kliniğe başvuran kadınların %40′ında üreme organlarına ait tıbbi problem saptanmakladır Partnerle ilişkide uyumsuzluk da psikolojik kökenli ağrı bozukluğuna neden olabilmekledir Ağrı bozukluğu ile kliniğe başvuran kadınların yarısında, vajinismusa da rastlanmaktadır. Vajinismus; vajinanın 1/3 dış kısmının cinsel ilişki aşamasında istemsiz olarak kasılması ve penisin girişine engel olmasıdır. Travma, tecavüz ve geçirilen cerrahi girişimler sonucu gelişebilir. Bunun dışında kızlık zarı kalıntıları, doğum sırasında açılan ve dikiş atılan bölgede oluşan dokular cinsel organlara ve cinsel salgı bezlerine ait iltihaplı hastalıklar ve menopozdaki vajinal değişiklikler nedeniyle de oluşabilir. Vajinismus sıklıkla psikolojik nedenlerle veya yetiştirilme koşullarına bağlı olarak da karşımıza çıkmaktadır. Anne-Baba ilişkilerinin bozuk oluşu, annenin fazla pasif, babanın tehditkar veya saldırgan oluşu, ilk ilişkide çok ağrı çekileceğinin anlatılması, cinselliğin kadın açısından kötü bir şey veya sırf katlanılması gereken bir görev olarak gösterilmesi, vajinaya zarar geleceği endişesi, kendine güvensizlik ve suçluluk duygusu vajinismusa yol açan etkenlerdendir. Tıbbi tedavi, psikoterapi ve cinsel terapi görülmesini gerektirir. ORGAZM BOZUKLUĞU Hiç orgazm olamama veya orgazma zor/nadiren ulaşma şeklinde görülen bir problemdir. Başta vajinismus olmak üzere çeşitli tıbbi ve psikolojik nedenleri vardır. Kimi kadınlar vajinal yolla orgazm olamasa da klitorisin uyarılması sonucu orgazma ulaşabilirler. Bu durum bir orgazm bozukluğu değildir. Kadının orgazma ulaşabilmesinde yeterli uyarılma ve ön sevişine ile cinsel aktivitenin süresi önem taşır. Kimi zaman kadında organik veya psikolojik bir sorun olmadığı halde partnerin erken boşalma gibi cinsel sorunları nedeniyle de ilişki orgazmla sonuçlanmayabilir. KADINLARDA CİNSEL İŞLEV BOZUKLUĞU GÖRÜLME SIKLIĞI NEDİR ? Cinsel işlevler ve işlev bozuklukları konusundaki çalışmalar, geçmişte ağırlıklı olarak erkekler hakkında yapılmıştır. Fakat son yıllarda kadının cinsel aktivitedeki rolü cinsel aktivite sırasında kadınlarda meydana gelen fizyolojik değişiklikler ve işlev bozuklukları konusunda yoğun olarak araştırmalar başlamıştır. Geniş gruplarla yapılan çalışmalarda, kadınların yoğun bir şekilde cinsel işlev bozukluğu yaşadıkları saptanmıştır. Örneğin; Amerika’da cinsel işlev bozukluğu erkeklerde %31 iken kadınlarda %43 oranında bulunmuştur Bu %43′lük oranın yaklaşık 40 milyon kadını kapsadığı ve bu grubun %10′dan az bir kısmının tedavi için başvurduğu belirlenmiştir. Türkiye’de henüz bu boyutta bir çalışma yapılmamış olmakla birlikte, diyabetik hastalarda yapılan bir çalışmada %77 oranında cinsel istek bozukluğu, %49 oranında orgazm bozukluğu olduğu görülmüştür. KADINLARDA CİNSEL İŞLEV BOZUKLUĞUNUN SEBEPLERİ NELERDİR? Cinsel işlev bozukluğu çeşitli organik ve psikolojik nedenlerle oluşabilir. Kadının cinsel aktivitedeki rolü ve kadındaki cinsel işlev bozukluğu, yıllarca erkekteki kadar yoğun biçimde araştırılmamış ve sorunun sadece psikolojik kaynaklı olduğuna inanılmıştır. Fakat son yıllarda yapılan araştırmalar, problemin organik boyutunun da büyüklüğünü gözler önüne sermiştir. ORGANİK NEDENLER? Sistematik hastalıklar ve vasküler damarsal nedenler. Diabet Şeker hastalığı, kalp hastalığı, hipertansiyon, yüksek kolesterol düzeyleri gibi çeşitli sistemik problemler, ateroskleroz damar sertliği gibi damar yapısına ait sorunlar ve sigara alışkanlığı gibi nedenlerle cinsel organlara kan akımı bozulabilir. Normal cinsel uyarının olabilmesi için cinsel organların damar bütünlüğü tam olmalıdır. Damar sertliği olan kadınlar üzerinde yapılan çalışmalar ile klitoris ve vajinadaki azalmış kan dolaşımının cinsel uyarılmada bozulmaya yol açtığı ve bu hastalarda gecikmiş vajinal genişleme, azalmış vajinal kayganlık, ağrılı veya rahatsız edici cinsel ilişki, azalmış vajinal duyarlılık ve azalmış klitoral orgazm tespit edilmiştir. Damar sertliği dışında pelvik damar yatağının leğen kemiği içindeki damar yapısı künt perineal travma cinsel organların olduğu bölgeye kesici olmayan darbe veya pelvis leğen kemiği kırıkları ile yaralanması klitoral ve vajinal kan akımının azalmasına neden olabilmektedir. Üremi, böbrek yetmezliği ve diyalizin cinsel işlev bozukluğuna neden olabildiği görülmüştür Diabet gerek cinsel organlardaki damar yapısı ve kan dolaşımı gerek sinirlerde meydana getirdiği sorunlar nedeniyle cinsel işlev bozukluğuna yol açmaktadır. İstanbul Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı tarafından şeker hastalığı bulunan 75 kadına cinsel işlev sorgulaması yapılmış ve elde edilen veriler herhangi bir hastalığı olmayan normal cinsel aktiviteye sahip 30 kadınla karşılaştırılmıştır. Sonuçlarda diabetik kadınlarda cinsel işlevin normal kadınlara göre belirli derecede bozulduğu, başta cinsel arzuda azalma olmak üzere klitoral duyarlılıkla azalma, orgazm güçlüğü, vajinal rahatsızlık hissi ve vajinal kuruluk gibi sorunları yüksek oranlarda yaşadıkları belirlenmiştir. Bireyin enerjisini ve öz bakım gücünü azaltan kronik hastalıklar ve yaşamında değişikliğe yol açan ağır sağlık sorunları da cinsel işlev bozukluğuna neden olabilmektedir. Nörolojik nedenler Nörolojik hastalıklar veya çeşitli nedenlerle diabet, travma, cerrahi girişim gibi sinir zedelenmeleri sonucunda beyinden cinsel organlara giden mesaj engellenir. Omurilik yaralanmaları, epilepsi sara, multipl skleroz, serebrovasküler beyin damarlarına ait hastalıklar, Alzheimer ve Parkinson hastalığı, sinir sistemine ait enfeksiyonlar nedeniyle cinsel işlev bozukluğu oluşabilir. Histerektomi {rahmin alınması üreme organlarına ait cerrahi girişimler ile mesane ve barsağa yönelik operasyonlar sırasında oluşabilen sinir zedelenmeleri de cinsel işlev bozukluğuna yol açabilmektedir. HORMONAL NEDENLER? Üreme organlarının gelişmesini ve cinsel aktivitenin çeşitli aşamalarının gerçekleşmesini sağlayan hormonların, kandaki düzeyleri azaldığında cinsel işlev bozukluğuna rastlanabilir. Özellikle ooferektomi yumurtalıkların alınması sonrasında kadınlar bu problemi yoğun olarak yaşamaktadırlar. Cerrahi girişimler Üreme organlarına ait çeşitli cerrahi girişimler sinir zedelenmesine yol açabilmenin yanı sıra. hormonal dengeyi bozabilmekte ve vücutta meydana getirdiği değişiklikler nedeniyle de cinsel işlev bozukluğuna sebep olabilmektedir. Özellikle mastektomi memenin alınması veya mesane ve barsağa yönelik operasyonlarda açılan ostomiler mesane veya barsağın karın bölgesinde oluşturulan bir açıklıktan boşalması nedeniyle, kadının bedenini algılayışı bozulabilmekte ve cinsel yaşamı da bundan etkilenmektedir. Tedavi ve ilaçlar Çeşitli tedavi yöntemleri, bazı ilaçlar ve madde kullanım alışkanlıkları cinsel yaşamı çeşitli yönlerden etkiler. Kalp hastalıkları, hipertansiyon, depresyon, hormonal problemler, kanser ve mide şikayetlerinin tedavisinde kullanılan kimi ilaçlarla bazı idrar söktürücüler cinsel işlevlerin bozulmasına yol açabilmektedir. İlaçları dozu tedaviyi aksatmayacak biçimde azaltılabilir, daha az yan etkisi olan bir ilaçla değiştirilebilir veya bunların mümkün olmadığı hallerde cinsel işlevleri düzenleyici yöntemler tedaviye eklenebilir. İleri yaş Yaş arttıkça klitoris ve vajinadaki düz kas/bağ doku oranı, bağ doku lehine artar. Bunun sonucunda klitoristeki sertleşme ve vajinadaki genişleme yeteneği bozulur. Menopoz Menopozla birlikte azalan östrojen ve androjen hormonlarına bağlı olarak, vajinanın boyutlarında küçülme ve ıslaklığında azalma sonucu cinsel ilişki sırasında ağrı oluşumu ve sekse olan ilgide azalma gözlenir. PSİKOLOJİK NEDENLER? Çocukluk çağı yetiştirilme tarzı ve bu dönemde kazanılan çeşitli yaşam deneyimleri, alışkanlık ve takıntılar bireyin hayatının sonraki aşamalarını da etkiler. Bozuk aile ilişkileri içinde, yanlış ve yetersiz cinsel bilgilerle büyüyen ya da çocuklukta cinsel travma yaşayan bireylerde, cinsel işlev bozukluğuna yatkınlık oluşur. Hayatın ileri evrelerinde yaşanan cinsel başarısızlıklar, depresyon, aldatılma, hamilelik ve doğum sonrası ruhsal problemler, organik hastalıklara tepki, yaşlanma, partnerdeki cinsel problemler ve cinsel şiddete maruz kalma gibi nedenlerle cinsel işlev bozukluğu başlar. Çiftler arasındaki çekiciliğin kaybolması, ilişkinin bozulması, kendine güvensizlik, cinsellikten ve başarısızlıktan korkma, cinsellik hakkında kalıplaşmış yanlış düşünceler, yetersiz ön sevişme ve psikiyatrik rahatsızlıklar sorunun çözülmesini zorlaştırır. Özellikle sonradan edinilmiş orgazm bozukluklarında, organik nedenlere psikolojik kökenli sorunlar da eşlik edebilir. Çeşitli psikolojik faktörler arasında partnere karşı ilgi kaybı veya partner tarafından reddedilme korkusu, vajinaya zarar gelebileceği endişesi ve suçluluk duygusu ön plana çıkmakladır. KADINDA CİNSEL İŞLEV BOZUKLUĞUNUN BELİRTİLERİ NELERDİR? Cinsel işlev bozukluğu yaşayan kadınlarda en sık görülen şikayetler şunlardır. Cinsel isteğin ve sekse duyulan ilginin çok az ya da hiç olmaması Cinsel aktivite sırasında uyarılmanın gerçekleşmemesi Cinsel aktivite sırasında vajina içerisindeki kayganlığın çok az ya da hiç olmaması Cinsel organlarda hissizlik Zor veya hiç orgazm olamama Cinsel aktivite sırasında ağrı ve rahatsızlık olması Cinsel aktivite sonrasında ağrı ve rahatsızlık olması KADINDA CİNSEL İŞLEV BOZUKLUĞU OLUP OLMADIĞI NASIL ANLAŞILIR? Cinsel işlev bozukluğu, ancak yapılan muayene ve testlerle teşhis edilebilir. Bu yüzden, bu alanda uzmanlaşmış sağlık ekibine başvurarak problemi anlatmak ve tedavi arayışına girmek en doğrusudur. Teşhis ve tedaviyi etkilememek için sorun açıkça anlatılmalı ve hiçbir bilgi saklanmamalıdır. Hastadan edinilen bilgiler ve fizik muayene ile teşhis konabilse de, bazı testler yapılması gerekebilir. İLK AŞAMADA YAPILAN TEMEL TEST VE TETKİKLER NELERDİR? Cinsel işlev bozukluğu şikayeti ile başvuran hastaya tam fizik muayene ve psikososyal değerlendirme yapıldıktan sonra, uluslararası ortak kullanılan şikayetlere yönelik cinsel işlev sorgulaması ve sonraki aşamada tanı amaçlı çalışmalar yapılır. İdrar ve tam kan tahlili kan şekeri, kreatinin. kolesterol, trigliserid. karaciğer enzimleri gibi, hormon düzeyleri FSH. LH, Ostradiol. Testosteron gibi başvurulan ilk tetkiklerdir. SONRAKİ AŞAMADA YAPILAN TETKİKLER NELERDİR? Doppler Ultrasonografi Ses dalgalarını içeren bu yöntem yardımıyla cinsel organlardaki kan damarlarının haritası çıkarılır ve bu bölgedeki belli noktalardan kan akım hızı ölçülür. Özellikle damarsal nedenlere bağlı cinsel işlev bozukluğunun tanısında kullanılır. Bioteziometri Klitoris gibi cinsel noktalara ve cinsel bölge dışındaki bazı noktalara uyarı verilerek duyusal tepkiler incelenir. Cinsel organlardaki sinirsel uyarı düzeyini değerlendirmede kullanılır. Vajinal pH ölçümü pH metre denilen özel göstergeler yardımıyla vajina sıvısı içindeki asitlik düzeyi saptanır. Vajinal kompliyans ölçümü Vajina volümü hacmi ile duvar direnci arasındaki ilişki değerlendirilir. Vajinal ısı ölçümü Kan akımı ile artan ısı, kan akımının dolaylı bir göstergesi olarak kabul edilir. KADINDA CİNSEL İŞLEV BOZUKLUĞU NASIL TEDAVİ EDİLİR? Sebebe ve hastanın genel durumuna göre belirlenen ilaç veya vakum cihazı gibi terapilerden, psikoterapiye kadar uzanan bir tedavi yelpazesi vardır. Yeni tedavi yöntemleri üzerinde çalışmalar sürmektedir. HORMON VE İLAÇ TEDAVİSİ Eksilen östrojeni dişilik hormonu dışarıdan tamamlama tedavisidir. Özellikle menopoza girmiş kadınlarda bu tedavi ile vajinal kan dolaşımı ve buna bağlı olarak vajinal ıslaklık artar. Böylece ilişki esnasında oluşan ağrı ve yanma hissi azalır. Ayrıca bu tedavinin klitoral duyarlılığı sağlayıp cinsel arzuyu arttırdığı düşünülmektedir. Vajina içine direkt uygulanan östrojen içerikli krem ve jeller de vardır. Testosteron Menopozda östrojen yerine koyma tedavisiyle birlikte ve özellikle testosteron seviyesi düşük kadınlarda kullanılabilir. Klitoral duyarlılığı, vajinal ıslaklığı, sekse olan ilgiyi ve uyarılmayı bölgesine yapıştırılan bant formları vardır. Prostoglandin E1 Damar genişletici etkisi ile klitoris ve vajinada kan dolaşımım arttıracağı düşünülmekte ve krem formuna yönelik klinik çalışmalar sürmektedir. Alprostadil Prostoglandin E1 in bir başka biçimidir. Klitoral kan dolaşımını, vajinal ıslaklığı ve uyarılmayı arttırmakta; krem formları üzerinde klinik çalışmalar sürmektedir. Fentolamin Direkt yada alfa adrenerjik blokaj yoluyla düz kas gevşemesini sağladığı ve buna bağlı olarak klitoral sertleşme, vajinal genişleme ve ıslaklığı arttırdığı düşünülmektedir. Apomorfin Erkekte merkezi sinir sisteminde hipotalamusun supraoptik bölgesindeki çekirdekte etki göstererek ereksiyonu sağladığı bilinmektedir. Kadında cinsel organların seksüel cevabını düzenleyici olarak etki gösterdiği düşünülmektedir. Ancak henüz klinik kullanımı başlamamıştır. Sildenafil, Vardenafil, Tadalafil Erkek cinsel işlevleri üzerindeki etkisi fark edildikten sonra, bu alanda oldukça popüler olan sildenafil halen yoğun olarak kullanılmaktadır. Sildenajil etkisini Tip 5 Fosfodiesteraz denen bir enzimin etkisini engelleyerek gösterir. Bunun sonucunda tıpkı peniste yaptığı gibi vajina düz kasında gevşetici etki yapar ve damarlarda genişlemeye yol açarak cinsel organdaki kan dolaşımını arttırır. Böylece cinsel yanıt ve orgazma ulaşmayı kolaylaştırır. Yakın zamana dek, sadece erkeklerdeki, cinsel aktiviteye etkisiyle gündemde olan Sildenafil’in kadınlarda da benzer mekanizmalarla etkili olduğu saptanmıştır. Eldeki araştırma sonuçlarına bakıldığında hastaların cinsel organlarındaki his kaybı, orgazma ulaşmada zorluk, vajinal ıslaklıkta azalma veya hiç isteğin azlığı/yokluğu, cinsel aktivite sırasında ağrı ve rahatsızlık gibi sorunlarında düzelme sağlandığı görülmektedir. İlaç alımını takip eden 24 saat içinde tansiyonda düşme, baş ağrısı, ateş, basması, mide bağırsak problemleri ve görme bozuklukları gibi geçici yan etkiler görülebilir. Nitrat içeren ilaçları kullanan hastalar Sildenafil almamalı ve tedaviye başlamada önce mutlaka doktor kontrolünden geçmelidir. KLİTORAL VAKUM CİHAZI Cinsel organlardaki kan dolaşımının yetersizliğine bağlı cinsel işlev bozukluğunu tedavi etmek amacıyla tasarlanan klitoral vakum cihazı klitoristeki kan dolaşımını ve düz kas oranını arttırmada yarar sağlar. Vücuda girmeden klitoriste yumuşak bir vakum etkisi oluşturur ve duyarlılığı, vajinal ıslaklığı, orgazmı yani genel anlamda doyumu arttırır Cihaz kullanım sırasında klitorisin üzerine yerleştirilen huni şeklinde tek kullanımlık küçük yumuşak bir plastik vakum başlığı ile avuç büyüklüğünde ve pille çalışan bir vakumdan oluşur. Çalıştırıldığında vakum pompası kanı klitoris içine çeker ve burada kan dolaşımını arttırarak cinsel uyarılmaya yardımcı olur. Cinsel işlev bozukluğu olan kadınlarda cihazın kullanımı sonrasında seksüel duyarlılıkta %100′e doyumda %80′e ve vajinal ıslaklıkta %73′e varan artış bildirilmiştir. Transkutanöz Sinir Uyarısı TENS TENS Transkutanöz Sinir Uyarısı Uyarılma ve orgazm sorunu olan kadınlarda kullanılmakladır 10X8 cm boyutlarında 2 adet elektrodu olan, taşınabilir ve pille çalışan bir alettir. - elektrot ayak bileğinin iç tarafına + elektrot diğerinin 15 cm yukarısına yapıştırılarak her gün 10 Hz hızında, 30 m A şiddetinde her gün 1 saat uygulanır. Hasta günün herhangi bir saatinde uygulayabilir. TENS, genital organlara giden sinirleri dolaylı yoldan uyararak ve omurilikteki genital organlara giden sinirlerin refleks mekanizmalarını düzenleyerek etkisini göstermektedir. Bu etki ile vajinal ıslanmada artış, vajina ve klitoristebızır genişleme meydana gelir. Bu sayede uyarılmada. ıslanmada ve orgazm şiddetinde artış olur. TENS’in herhangi bir yan etkisi saptanmamıştır. PSİKOLOJİK DANIŞMA Cinsel işlev bozukluğu yaşayan hastalarda ve yanı sıra partnerlerinde çeşitli psikososyal sorunlar da görülebilir. Bu psikososyal sorunlar cinsel işlev bozukluğunda kimi zaman sebep, kimi zaman da sonuç olarak karşımıza çıkar. Cinsel yaşamdaki aksaklıklar çiftler arasında sürtüşmelere ve ilişkilerin bozulmasına yol açabilir. Cinsel işlev bozukluğuyla başvuran çiftlerde psikolojik ve sosyal sorgulama sonucunda psikoterapi ve cinsel terapi uygulanması gerekebilir. Psikolojik danışma ve terapi desteği, problemin tanımlanması ve çözümünde yardımcı olmasının yanı sıra hastaya ve partnere sorunla baş edebilmede katkı sağlanması açısından çok önemlidir. SONUÇ Cinsel aktiviteyi başlatma, sürdürme ve doyumla sonlandırmaya engel olan her türlü sorunda mutlaka çekinmeden bu konuda uzmanlaşmış sağlık ekibine başvurulmalı, doğru ve ayrıntılı bilgi alınarak gerekirse tedaviye başlanmalıdır. Cinsel işlev bozukluğunun sebep ve tedavisine yönelik araştırmalar hızla sürmekte, eldeki bilgi ve yöntemlere yenileri eklenmelidir. Cinselliğin çiftlerin güç ve enerji harcayarak birlikte oluşturdukları bir aktivite olduğu ve bunun getirdiği doyumu yaşamaya da her iki tarafın eşit ölçüde hakkı olduğu unutulmamalıdır. Nedir? Cinsel ilişki sırasında boşalma olayından önce erkeğin organını hazneden çıkararak dışarıya boşalmasıdır. Erkeğin menisi hazne dışına boşaldığı için erkek tohum hücreleri kadının yumurtasını dölleyemez. Koruyuculuğu modern yöntemlere oranla çok daha azdır. Cinsel ilişkiyi kesintiye uğratır. Çiftin sürekli gebe kalma endişesi yaşamasına neden olur. Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korumaz. Kimler İçin Uygun Değildir? Daha önce bu yontemle korunurken istenmeyen bir gebelik yaşamış olan çiftler. Nasıl Uygulanır? Geri çekme yöntemini kullanmaya başlamadan önce bir sağlık kuruluşundan MUTLAKA DANIŞMANLIK alınmalıdır. İlişki sırasında erkek boşalacağını hissettiğinde organını penis hazneden dışarıya çıkarır ve dışarıya boşalır. Dikkat! Geri çekme yöntemi koruyuculuğu düşük olan bir yöntemdir. Bu yöntemi kullanan çiftler özellikle başarısızlığa uğrayıp istenmeyen bir gebelik yaşamışlarsa modern bir gebeliği önleyici yöntemi kullanmak için danışmanlık almalıdırlar. Nedir? Erkekler tarafından kullanılan, bir çeşit kauçuktan yapılmış, çok ince ve esnek bir kılıftır. Nasıl Korur? Cinsel ilişki sırasında erkekten atılan meni içerisindeki erkek tohum hücrelerinin kadının haznesine dökülmesini engelleyerek gebelikten korur. Olumlu Yönleri Nelerdir? Doğru kullanıldığında %97 etkilidir. Eşleri cinsel yolla bulaşan hastalıklardan AIDS, frengi, bel soğukluğu gibi korur. Erkeklerin aile planlamasına katılımını sağlar. Kullanmak için muayeneye gerek olmayıp, reçetesiz olarak eczane ve büyük alışveriş merkezlerinden kolayca satın alınabilir. Sağlığa hiçbir zararı yoktur, her yaştaki erkekler kullanabilirler. Olumsuz Yönleri Nelerdir? Cinsel ilişkiyi kesintiye uğratabilir. Bazı erkeklerde ereksiyonu güçleştirebilir. Her cinsel ilişkide yeni bir kondom kullanılması gerekir. Yeterli miktarda kondom bulundurulması önceden planlanmalıdır. Kimler İçin Uygundur? Korunmak isteyen her yaştaki erkekler, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmak isteyenler, başka yöntemleri kullanamayanlar, seyrek cinsel ilişkide bulunanlar, vazektomi sonrası geçici olarak korunması gerekenler Kimler İçin Uygun Değildir? Kauçuğa alerjisi olanlar Nasıl Kullanılır? Kondom kullanmaya başlamadan önce bir sağlık kuruluşundan MUTLAKA DANIŞMANLIK alınmalıdır. Kondom, sertleşmiş erkeklik organına, kadının haznesine HİÇ temas etmeden önce takılır. Çünkü boşalmadan önceki salgıda aktif erkek tohum hücresi bulunabilir, kondomun ucunda meninin dolacağı rezervuarın, başparmak ve işaret parmağı arasında sıkıştırılarak havası alınmalıdır. Kondom bir kere kullanıldıktan sonra atılmalıdır. Kondomu kayganlaştırmak için, herhangi bir yağ, yağlı madde veya vazelin kullanılmamalıdır. Kondom serin ve karanlık bir yerde saklanmalıdır. Sıcak yerde saklanan kondomlar bozulabilir ve kullanım sırasında spermleri sızdırabilir. Kondomun ambalajı kullanılacağı zaman açılmalıdır. Her cinsel ilişkide YENİ bir kondom kullanılmalıdır. Dikkat! Kondomu kullandıktan sonra delik olup olmadığı, kontrol edilmelidir. Yırtık veya sızıntı olduğu fark edilirse, acil önlem alınması için en geç 72 saat içinde bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Nedir? Erkeğin tohum kanallarının kolay bir ameliyatla bağlanmasıdır. Tohum kanallarının bağlanması, erkeğin görünümünde, cinsel arzu ve yeterliliğinde, cinsel doyumunda, erkeklik organının penisin sertleşmesinde ve boşalmasında hiçbir değişiklik yapmaz, bütün bu olaylar eskisi gibi devam eder. Nasıl Korur? Erkeklerde hayalarda oluşan erkek tohum hücreleri, tohum kanalları bağlanıp kesildiği için, cinsel ilişki sırasında boşalan sıvıya meniye geçmez ve kadının yumurtasını dölleyemez. Olumlu Yönleri Nelerdir? Yaklaşık %100 etkilidir. Gebe bırakma olasılığı yok denecek kadar azdır. Cinsel ilişkiyi kesintiye uğratmaz. Olumsuz Yönleri Nelerdir? Kalıcıdır, geri dönüşü çok pahalı ve zordur. Koruyuculuğun başlaması hemen olmaz, zaman alır. Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korumaz. Kimler İçin Uygundur? Bu işlemi yaptırmaya bilinçli ve gönüllü olarak karar veren çiftler, kesinlikle bir daha çocuk sahibi olmak istemeyenler, çocuk sahibi olması sakıncalı olanlar. Kimler İçin Uygun Değildir? İstediği sayıda çocuğu olmayanlar, kendisi ya da eşi, ileride başka çocuk isteyebilecek olanlar, kararından emin olmayanlar, baskı altında karar vermiş olanlar. Nasıl Uygulanır? Geri dönüşü olmayan bir gebeliği önleyici yöntem olduğundan ileride pişmanlık duyulmaması için işlemden önce MUTLAKA DANIŞMANLIK hizmeti alınmalı, bilinçli olarak karar verilmeli ve rıza formu her iki eş tarafından imzalanmalıdır. Vazektomi çok küçük bir ameliyattır. Hayaları örten deri uyuşturularak, ön yüzünde küçük bir delik açılır. Buradan tohum kanalları bulunarak bağlanır ve kesilir. İşlem 10-15 dakika sürer. Deride hiç iz kalmaz. Bu uygulama için hastanede yatmaya gerek yoktur, kişi hemen evine veya işine dönebilir. İşlem yapıldıktan sonraki ilk 20 boşalma süresince yaklaşık 2 ay ek bir yöntemle korunulmalıdır. Çünkü tohum kanallarında kalan erkek tohum hücreleri gebeliğe neden olabilir. Yirmi boşalmadan sonra mümkünse vazektomi uygulanan klinikte erkek tohum hücresi sayımı yaptırmak gerekir. Dikkat! Vazektomi olanlarda; işlem yerinde şiddetli ağrı, kızarıklık, ateş ve hassasiyet olursa, erkeğin eşinde adet gecikmesi olursa derhal bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

kadın cinsel ilişkide nasıl boşalır